08 Kasım 2009

Gren @ Babylon & Balans Jolly Joker

Gren konusunda Maral -haklı olarak- objektif olamayacağını belirterek bu postu bana gazladı. :)
Farkındayız, epey geç kaldık bu 2 konseri de yazmak için... 13 Ekim'de Babylon'da, 29 Ekim'de ise Balans Jolly Joker'da konser verdi Gren... Babylon konserine her ne kadar ben biraz geç kaldıysam da en güzel kısmına yetiştiğme inanıyorum. Mor ve Ötesi'nin çok sevdiğim şarkılarından birisi olan Bazen'i coverladılar, mest oldum! Konserden birkaç gün sonra da YouTube'a koymuş çekenlerden birisi. Onu da sizle paylaşmak istiyorum. Orjinalinden daha güzel cover derler ya, işte tam da öyle bir şey... Bu arada unutmadan linkini vereyim: Gren - Babylon fotoğrafları

29 Ekim'de ise Kül ile birlikte Balans Jolly Joker'dalardı. Doğruyu söylemek gerekirse Kül'ü daha önce birkaç kez duymuş olduğum halde hiç dinlememiştim. Bu sefer kısmet oldu. Tavsiye ediyor muyum? Kesinlikle! Arın'ın sesinin çok güzel olduğunu söyleyebilirim... Kül'den sonra sahneye çıkan Gren için bu sefer ilgi daha büyüktü gibi geldi bana. Normalden biraz daha fazla insan kalabalığı vardı. Şarkılara eşlik eden insan sayısı daha fazlaydı. Hatta bu kez izleyiciler arasında Mor ve Ötesi'nden Harun da vardı. Kendi şarkıları olan Bazen cover'ını çok beğendiği kulağıma gelenler arasında :)) Gren - BJJ fotoğraflarına yönlendirirken sizlere üzücü bir haber veriyorum. Gren'in 2009 içinde bir sonraki konserinin ne zaman olacağı belli değil...

21 Ekim 2009

Post Dial @ Otto Santral


Post Dial'ın Rock'n Coke'tan sonraki ilk performansı Otto Santral'daki Zoot Woman öncesindeydi. Her ne kadar kısa bir performans olduysa da Post Dial özlemimi biraz giderdiler. mp3'lerini dinlemekle canlı canlı ve bangır bangır dinlemek arasında dağlar kadar fark olduğu için hala canlı dinlememiş ve izlememiş olanlarınız varsa, -düşünmek bile istemiyorum ama- hala Post Dial'ın varlığından haberdar değilseniz çok şey kaçırıyorsunuz demektir!
Otto Santral'ın tıklım tıklım olduğunu söyleyemem; ama insanların ilgiyle izleyip kendilerini dansa verdiklerini rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta öyle ki 2 genç kız kendilerini daha fazla tutamayıp sahneye atladı ve Yiğit ile Sinan'ın yanında dans etmeye başladı. (Gerçi sonradan öğrendim, sahneye çıkıp dans eden kızlar Yiğit ve Sinan'ın arkadaşlarıymış; ama olsun öyle bi' görüntü gerçekten hoş oldu)
Bu arada, Post Dial bu aralar yeni bi' EP yapıyormuş. EP biter bitmez röportaj sözü aldık kendilerinden :)
Bi' dahaki konserleri ne zaman bilmiyorum. MySpace'lerinde de yazmıyor herhangi bir şey; ama bana kalırsa artık kış sezonuna girdiğimizden ve mekanlar da teker teker açılmaya başladığından dolayı Post Dial'ı gene Peyote, Dogzstar vb. mekanlarda görebiliriz diyerek sözlerime burada son verirken konser fotoğraflarına yönlendiriyorum sizleri: Post Dial - Otto Santral

13 Ekim 2009

Gren - Sen

Röportajı yaptık, onlar da nihayet klibi yayınladılar... Aranızda hala izlememiş birileri varsa buyursunlar...
Ufak bir hatırlatma: Gren bu akşam 21:30'da Babylon'da, konser kritiği de yarın veya öbür gün burada :)

06 Ekim 2009

Akbank 19. Caz Festivali'nden Davetiye Şansı


Caz dünyasından birbirinden başarılı isimleri şehrimize getiren Akbank 19. Caz Festivali, cazseverlere bu yıl programında yer alan konserlere toplam 10 çift davetiye kazanma şansı sunuyor. Şehrin caz haline büründüğü Akbank 19. Caz Festivali kapsamındaki konserlerden birine çift kişilik davetiye kazanmak için tek yapmanız gereken festival programına ilişkin hazırlanan sorulara doğru yanıt vermek. Bol şanslar! Sorular için buyrun sayfasına: Akbank Sanat

24 Eylül 2009

Jehan Barbur

Çok değil, bundan birkaç ay önce tesadüfen keşfettim Jehan Barbur'u ve "Nasıl olur da böyle bi' sesi kaçırdım!" diyerek utandım... Tam albümünü yalayıp yutmuşken yaz dönemi nedeniyle konserlerine bi' süre ara vereceğini öğrendim.

Nihayet 14 Eylül'de Nardis Jazz Club'da kendisini canlı izleme, dinleme imkanım oldu. Kırmızı saçlı, minik ve son derece zarif bi' kadın... O kadar yakışıyor ki sahneye! Şarkı aralarında rakısından bi' yudum alıyor, seyircisiyle biraz sohbet ediyor ve sürekli ne kadar heyecanlı olduğundan bahsediyor. İlk Nardis konseriymiş meğerse. Şarkılarını bilip onlara eşlik edenlerin sayısıda hatırı sayılır bi' çoğunluktu hani...
O geceye dair tek bi' şeyi eleştirebilirim. Tam yan masamızda oturan yaşları 25-28 arasında olan seyirci (ağır olacak belki; ama fazlasıyla hakettiler!) müsveddeleri... Konser başından sonuna kadar vıdı vıdı konuşmalarıyla, kahkahalarıyla Jehan Barbur'un sesini bile bastırıyorlardı. Bi' ara kendilerinden rahatsız olan ve bunu belirten birisiyle ufak çapta tartıştılar bile ve Nardis'ten ayrılırlarken "Bu ortamın bize tahammülü kalmadı, biz gidelim en iyisi" diyerek gene o çirkin kahkahalarıyla ortamdan ayrıldılar. İzlemeyi, dinlemeyi bilmeyenlerin "nezih" diye nitelendirilecek ortamlara neden girdiklerini ve neden çoğu insanın rahatsız olmalarına rağmen içeride tutulduklarını anlayamıyorum! Kaldı ki tüm masaların üzerinde "Performans sırasında sessiz olduğunuz için teşekkür ederiz." uyarısı da var...
Her neyse, bunları da bi' güzel içimden atmamdan sonra sizi Jehan Barbur'la başbaşa bırakıyorum...



14 Eylül 2009

Akbank 19.Caz Festivali

10 Eylül 2009

Gren Röportajı

Ayaklı Etkinlik Takvimi, albüm için ayrı, konser için ayrı, klip için ayrı beklediğimiz; ama bekletmelerine değen Gren ile konuştu :)







09 Eylül 2009

Digital Age - Twitter'da Takip Etmeniz Gereken 50 Kişi

Digital Age'in bu ayki kapak konusu Twitter'da takip etmeniz gereken 50 kişi...
Kimler var bu listede hızlıca aklımda kalanları sayayım: Selçuk Erdem, Oray Eğin, Serdar Turgut, Murat Bardakçı, Mehmet Turgut, Erdil Yaşaroğlu...
50 kişiden birisi olmaya layık gördüğü için Murat Kaya'ya teşekkürü bir borç bilirim :)
O halde takip edin bakalım: Twitter - Pelin Ekmekçi

03 Eylül 2009

Rebecca Ward

Milk, 3 Eylül'de Amerikalı enstelasyon sanatçısı Rebecca Ward'u ağırlıyor.
1984 doğumlu sanatçının enstelasyonları özünde mimarı yapıya sahip. Renkli bantlar kullanarak 3 boyutlu çizgisel hareketler yaratan sanatçı, sadece o mekana özgü, tekrar edilemez yerleştirmeler yaratıyor. Varolan ışıkları ve açıları kullanarak perspektifte buluşturduğu bantlarla mekan ve çizgiler arasında dengeli bir diyalog oluşturuyor.
Sanatçının enstelasyonları Eylül ayı boyunca Milk'te görülebilir.

Adres: Milk Gallery & Design Store / Şahkulu Mahallesi Galip Dede Caddesi Balkon Çıkmazı 8/A Tünel - Beyoğlu

01 Eylül 2009

Berklee İstanbul’a Geliyor


Genç müzisyen Emir Çerman’ın girişimleriyle Türkiye’ye gelme kararı alan Berklee Müzik Akademisi, seçmeleri Modern Müzik Akademisi’nin (MMA) ev sahipliğinde gerçekleştirecek. Berklee, bu dönemde herkesin katılımına açık ücretsiz seminerler, atölye çalışmaları, tanıtım toplantıları da yapacak. Programa göre 23 ve 24 Kasım tarihlerinde sınavlar hakkında ön bilgi verilip alıştırmalar yapılırken 25 ve 26 Kasım’da ise performans ve mülakattan oluşan sınavlar gerçekleştirilecek.Kendisi de Berklee öğrencisi olan Çerman, eğitimine başladıktan bir ay sonra, okulun İstanbul’a gelmesi için görüşmelere başlamış. Çerman, yetkililere birçok yetenekli Türk gencinin yol, konaklama masrafları ve vize sorunları nedeniyle ülke dışına çıkmakta zorlandıklarını ama bu okulda rahatça ders alabilecek durumda olduklarını anlatmış. Hemen ikna olmasalar da Çerman’ın İstanbul’un 2010’da Avrupa Kültür Başkenti olacağından yola çıkarak hazırladığı sunum, Berklee yetkilisi Jason Camelio’yu 4 günlüğüne İstanbul’a getirmiş.Emir Çerman, İstanbul ziyaretinde öncelikle devlet ve özel üniversitelerle görüşen ve gezen Camelio’nun, çalışmanın MMA İstanbul ile yürütülmesine karar verdiğini anlatıyor.
Başvuru formu için: Berklee Admissions Application

31 Ağustos 2009

Estelle Zolotoff: "Inner Landscapes in Russia"

Rusya: İç Manzaralar:
2007 yılında Estelle Zolotoff Rusya'ya, kendi soyağacının peşinden çıktığı yolculuğun sonunda, dedesinin doğduğu kentin tam tersi istikamette bir taşra kasabasına vardı: Kostromaaynı kentte bir dans okulunda başladığı röportaj esnasında kendi iç manzaraları kentin izleğine karışarak, gösteri öncesi dans öğrencilerinin yaşadığı heyecan ve gerilime ayna oldu. Sahne arkasındaki tansiyonu görselleyen fotoğrafçı kendiyle modelleri arasındaki duygu ortaklığını kısa bir tanışma anında kaydetti. Kolektif bir eserin hayata geliş sürecinde uyanan kolektif hafızayı görünür kılan "Rusya: İç manzaralar" serisi Zolotoff'un çalışma disiplini üzerine ipucu veriyor."Tanışma'nın röportajı fikriyle taşranın beşeri-coğrafi duyarlılığı üzerine gerçekleştirdiği serilerde peyzaj ve portre, kent ve sakinleri birbirine dönüşüyor. Temaşa anında kişiler, konuşmaksızın sanatçının zaman mekansal deneyimini anlatıyorlar.

Adres: HUSH Hostel & Cafe / Caferağa Mahallesi Miralay Nazim Sk. 20 Kadıköy

25 Ağustos 2009

İstanbul Fashion Days



İstanbul; Türk moda tasarımcıları ve hazır giyim markalarını ilk kez aynı çatı altında toplayacak olan ISTANBUL FASHION DAYS (IFD) ile tüm şehrin yaşayacağı bir moda şölenine hazırlanıyor.

İTKİB ve Moda Tasarımcıları Derneği (MTD) işbirliği ile Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek olan Istanbul Fashion Days; düzenlenen basın toplantısı aracılığı ile tanıtıldı.

Toplantıda konuşma yapan İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi; “Sektör adına Türkiye’de yeni bir dönem başlattıklarını ve ISTANBUL FASHION DAYS (IFD)‘in moda sektörüne bir ivme kazandırırken, Türk ekonomisine de katkıda bulunacağını“ belirtti.

Tanrıverdi’nin ardından söz alan MTD Başkanı Bahar Korçan ise konuşmasında; “24 yıldır sektörün gelişimi adına gönüllü olarak çalıştıklarını ancak, artık ülkemizin kültürel zenginliğinden beslenen Türk moda sektörünün birliğine ihtiyaç duyulduğunu” açıkladı.

26-29 Ağustos 2009 tarihleri arasında tarihi İTÜ Taşkışla binasında gerçekleşecek olan ISTANBUL FASHION DAYS (IFD) ana çatısı altında, üç alt etkinlik bulunuyor:

Önde gelen moda tasarımcılarımızın defile ve butik fuar organizasyonu olan ISTANBUL FASHION LAB, IFD çatısı altında Türk tasarımcılarının çizgilerini dünyaya yansıtırken hazır giyim firmalarımıza odaklanan BRANDIST ise markaların defile ve fuar platformu olacak. Genç moda tasarımcılarına önemli bir platform sunarak, sektöre adım atmalarını sağlayan, İTKİB Genç Moda Tasarımcıları Yarışması ise bu yıl ilk kez KOZA adıyla IFD bünyesinde devam edecek.

Moda tasarımı alanında ülkemizden dünyaya bilgi akışını sağlamak ve dünyanın önde gelen moda basını ve alıcılarının dikkatini İstanbul’a çekmek üzere kurgulananISTANBUL FASHION DAYS (IFD) ile Türkiye; artık, dünya moda takviminde yerini almaya başlayacak.

21 Ağustos 2009

İstanbul Modern'de Söyleşi: Çağdaş Fotoğraf Serileri

20 Ağustos 2009

BienalArtı

19 Ağustos 2009

Rock Tatili Foça

Binbir zorlukla ikna edilip gittiğim Rock Tatili Foça hadisesini anlatmaya başlıyorum efem... Araba ile yola çıkmanın keyifli yanları olduğu kadar eziyet yanları da var tabii. 2. günü akşam 7'de başlayacak olan Gren konserine yetişme telaşındayız. Foça il sınırı göründüğü an zil takıp oynayacak kıvama gelmişiz. Bi' tepeyi aşmamızın ardından görünüen deniz ve çat diye karşımıza silme çadırdan oluşan festival alanı... Kalabalığı tahmin dahi edemezsiniz! Foça'nın nüfusu kaç bilmiyorum; ama üzerine 15.000 insan koyun...
Gren'in konser alanına can hıraş bi' şekilde ulaşmasından hemen sonra başladı konserleri. İlk 2 şarkıda bana göre önemsiz, onlara göre fena önemli olan 1-2 aksaklıktan sonra gayet süper toparlanıp harika bi' konser verdiler. Bu arada, benimle birlikte sahne önünde fotoğraf çekenlerden bi' hanımkızımızın davulcuları Can Karamustafaoğlu'nu (nam-ı diğer Caramus) fotoğraflarını çekeyim derken yere kapaklanması ve ardından ilkyardım yakarışları bayağı unutulmaz anlardandı benim için :) Gren'i ilk kez canlı izlediğim için elimden geldiğince objektif olarak değerlendirmeye çalışıyorum ve diyorum ki "varsa konserleri gidin!" Gren'in sahne fotoğrafları için sizi Flickr'a yönlendiriyorum...
Gren'den 1 veya 2 sıra sonra MySpace sahnesinde MySpace'in sürpriz sanatçısı olacaktı. Her ne kadar MySpace, Twitter'ından "Rock dünyasının sevilen bi' ismi Rock Tatili Foça'da olacak" diye postlar yapsa da daha gitmeden biliniyordu sürpriz ismin Hayko Cepkin olacağı, en azından ben biliyordum... Hayko Cepkin'in ana sahne yerine neden MySpace sahnesinde çıktığını da anlamış değilim. Başka bi' kulağımıza gelenler ise Alice in Chains'e bu festival için teklif götürüldüğü, hatta kabul ettikleri; fakat sonradan katılımcıları görünce "Bunlar da kim ya?! Yok, kalsın..." diyerek vazgeçtikleri yönünde... Sanatçı/grup kulislerinin tekneler olduğunu da belirtmek isterim. Konserleri bittikten sonra grup/kişiler motorla alınıp teknelere götürülüyor ve orada çeşitli ikramlar yapıldıktan sonra Foça sahilleri gezdiriliyor ve sonra da kaldıkları otele veya tekrar alana bırakılıyorlardı. Güzel, ince düşünülmüş bi' nokta...

Fakaaaat... Gel gelelim bu kadar ince düşüncelilik festival seyircisine ve özellikle de kampçılara yapılmamış. Kampta kalanların çadırları gece çıkan fırtınada yamulmuş (tamam, bu konuda pek yapılacak bişi yok), tuvalet ve duş konusunda insanlar hijyensizlik komasına girmiş. Duşlar ip gibi aktığından kimse doğru düzgün duş alamamış, tuvaletler ultra kirli olduğundan tuvalete girmek için 1o kere düşünülmüş. Yemek ve içki konusunda ise herkese yakın bi' çoğunluk memnun kalmış hem fiyatlardan hem de doyurucu olmalarından. Hijyen konusunda sınıfta kalınmışken, yeme/içme konusunda epey puan toplamış organizasyon. Benim saçma bulduğum bi' mevzu ise 2 sahnenin birbirine olan yakınlığıydı. Alan dar, minik, ana sahnede konser varken MySpace sahnesinde konser olmuyor, dönüşümlü konserler veriliyor olabilir de gene de fikren yanlış gibi geldi bana...

Cumartesi günü Kurban'ın ortasında gittiğim için daha öncesi hakkında bi' bilgi veremiyorum. Cumartesi gecesi çıkan dehşet fırtınanın azizliğine uğrayan Kurban'ın ne söylediği hiçbir şekilde anlaşılmıyordu; ama gene de coşkululardı. Yasemin Mori'nin de seyirci konusunda azizliğe uğradığı, pek bilgi görmediği söylenenler arasındaydı. Mor ve Ötesi sahneye çeşitli sebeplerden dolayı biraz geç çıkmış olduğu için seyircilerden tepki görse de (Ben de bunu anlamıyorum... Geç çıkıyorlar diye ortalığı ayağa kaldırıp yuhlayan insanlar, grubun sahneye çıkmasıyla birlikte aşklarından ölüyor. Sanki az önce ölümüne yuhlayan onlar değilmiş gibi...) anında seyircilere unutturdular. Epey uzun bi' setliste sahiplerdi ve çok çok çok doyurucuydu! Ben, şahsen, Kış Geliyor'da koptum gittim...
Harun Tekin, konserin sonlarına doğru da Kenan Evren'e laf atarak şunları dedi: "Marmaris'teki ressama selamlar. Kenan Paşa'dan tek ricamız yargılanmadan önce ölmemesi. Daha onunla işimiz var. Daha önce Türkçe müzik yapan bir grup Kenan Evren'e sallasa inanmazdım. Bunun altında sizin imzanız var. Teşekkür ederiz. Darbe marbe yok. Darbe isteyenler başka kapıya." 01:10'a kadar şarkılarını söyledikten sonra Mor ve Ötesi sahneden indiği an daha fazla fırtınaya dayanamadığımızdan bizim için Rock Tatili Foça bitmiş oldu. Unutmadan, Mor ve Ötesi fotoğrafları için gene Flickr'a yönlendiriyorum sizi.
Seneye umarım daha iyi şartlar altında, daha iyi düşünülmüş bi' şekilde festival organize edilmiş olur...

18 Ağustos 2009

Faith No More

Sırf Faith No More konseri için taa Berlin'e giden ve oradan tshirtlerini satın alan arkadaştan öğrendik Faith No More'un İstanbul'a geleceğini (evet, tshirt'ün arkasındaki tur tarihlerinde yazıyormuş). Ne zaman ki Biletix'te gördük biletlerin satışa çıktığını o zaman inandık gerçekleşeceğine. Bilet konusundaki tek sıkıntının Yapı Kredi'nin -yamulmuyorsam- son dönemlerde çıkarttığı World Play Kart sahiplerine %50 indirimle satılması olduğunu söyleyebilirim. Daha yaygın olan bir kart tercih edilebilirdi. Gerçi "ticari kaygılar bunlar" da denebilir... Az bilet satılıp, çokça davetili girişinin olduğu bi' konseri başka türlü nasıl kurtarabilirler ki?
Her neyse... Nekropsi'ye yetişemedik; fakat Kurban'da giriş yaptık. Bu arada ufak bi' dedikodu size... Kurban yerine Gren çıkacakken Faith No More öncesi sahne alan şanslı grup Kurban olmuş. Genel olarak Kurban'ın performansından memnuniyetsiz kalan izleyici kitlesi vardı. Mike Patton, Billy Gould, Roddy Bottum, Mike Bordin ve Jon Hudson... Mükemmel görüntü, mükemmel dakikalar, mükemmel diyalog, mükemmel konser... Konsere gidenlerin (ki yaş ortalaması sanırım 30 civarıydı) kafasında şu gün hala bile yankılanan cümle şu olmalı: "You motherfuckers! I see you!" Hiç kimsenin görmesinin bile mümkün olmadığı çalılıklar içinde 2 elemanın ağaçtan konser izlediğini farkeden Mike Patton, bu şekilde onlara bağırdı ve ardından "Are you mating?" diyiverdi! Süzer Plaza'da camdaki silüetleri de farkedip onlara da laf attı. Sonra bi' anda eline geçirdiği Türk Bayrak'lı tshirtün üzerinde bayrak olduğunu farkedemediğinden midir yoksa bayrak olduğunu bilmediğinden midir bilinmez, havluymuşcasına elini, yüzünü, terini sildi. Sonradan koruma tarafından uyarılınca memleketin bayrağı olduğunu idrak ettiği an üzerine geçiriverdi tshirtü.
"We want more!" diye seyircileri gaza getirmeye çalışırken yanlış anlaşılıp "Faith No More!" şeklinde tezahürata dönüştürüldü lafımız, o üzücü oldu tabii :)
Netice itibariyle Faith No More geldi ve etkisi hala geçemedi bi' türlü... Bundan sonra buraya bi' daha ne zaman gelirler, gelirler mi hatta bilmiyoruz da herkesin hemfikir olduğu cümle şu: "Gördüğüm en iyi 3 konser içindeydi"
Ve karşınızda ağaçtaki creature'ları gördüğü ve diyaloğun başladığı video:


12 Ağustos 2009

Senfonik MFÖ

Pazar günü daha güzel değerlendirilemezdi herhalde... MFÖ zaten başlı başına müziğin başına gelen en güzel şeylerden birisiyken Senfonik MFÖ'nün nasıl olacağı konusunda çok meraklanıyorduk doğrusu...
Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nun kapısındaki otopark keşmekeşine hala bir çözüm getiremedikleri gibi küçücük toprağa tonlarca araba sokup üstüne para almayı bilmeleri ayrı sinir bozucuydu. Kapıdan girer girmez sponsorların eşantüyonlarına boğulduk ve ardından yerlerimize kurulduk. Kaçıncı MFÖ konserine gidişim bu bilmiyorum; ama en çok Kültür Üniversitesi'nde parmak uçlarına dokunacak mesafeden fotoğraf çekmem için görevlendirildiğim konserde heyecanlanmıştım, bir de bunda...
Şef Turhan Yükseler eşliğindeki orkestrada tanıdık bir yüz (Ulaş Kurugüllü) görmek ayrıca sevindirdi beni. MFÖ şarkıları başkalaşmış gibi değildi elbette; ama epey farklı bi' tattaydı. Resmen sahneden inmek bile istemediler. Konser bitti, bis için geri geldiklerinde üstüne 4-5 şarkı daha söylediler. "Seneye ölmez sağ kalırsak, yine burada buluşuruz!" diyerek sahneyi terkediyor MFÖ...
Her zamanki hizmetimi yaparak gitmeyenlerin kulaklarının ve gözlerinin pasını alması için (her ne kadar görüntü kalitesi kötü de olsa) kaydettiğim videoları paylaşıyorum:




11 Ağustos 2009

Gevende Röportajı

Ayaklı Etkinlik Takvimi, Türkiye'nin en iyi ve en sevilen gruplarından biri olan ve askerden yeni dönmüş çiçeği burnunda sivillerden oluşan Gevende ile konuştu :)






Ve askerlikten sonra İstanbul'daki ilk konserleri:

07 Ağustos 2009

MFÖ Davetiye Sorusu!!!

MFÖ Senfonik konseri için 2. davetiye sahibini arıyor...
Soracağım soruya mail atan 3. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:

"11 yıllık aradan sonra yeni şarkıların bulunduğu AGU albümlerinin isim babası kimdir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

MFÖ Davetiye Sorusu!!!

MFÖ Senfonik konseri için ilk davetiye sahibini arıyor...
Soracağım soruya mail atan 4. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:

"Mazhar Alanson ve Fuat Güner'in birlikte çıkarttıkları ilk albümün adı nedir ve hangi yılda çıkarılmıştır?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

İstanbul Modern'in Anketinde Son 5 Gün

İstanbul Modern'in newsletter'ına üye olup mailine gelen anketi dolduranlar İstanbul Modern'i ücretsiz gezme hakkına sahip oluyor...
Anket, 10 Ağustos Pazartesi günü saat 18:00'a kadar doldurulabilir.

06 Ağustos 2009

SPIN Earth'te Rock'n Coke Esintileri

Bunu post etmeden geçemezdim... Anlı şanlı festivalimiz Rock'n Coke için Alex gelmiş ve gördüklerini görüntülemiş. Buyursunlar...

See full report...

2. gün dikkatini en çok Post Dial çekmiş olacak ki tüm video boyunca sadece onların MySpace adreslerini verip konseri uzun uzun tutmuş:

See full report...

31 Temmuz 2009

Tarkan

Avea Açıkhava Konserleri'nin ilki 1 Ağustos'ta saat 21:00'da Tarkan ila başlıyor. Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda gerçekleşecek olan konserden hemen sonraki gün Fahir Atakoğlu ve Zara aynı sahneyi paylaşacakmış. Yalnız az önce baktım da Biletix'e, konsere gitmek isteyenler için durum şu saatten sonra pek iç açıcı görünmüyor. Neden mi? Buyrun:




29 Temmuz 2009

George Benson

Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nde en çok beklediğim isimlerden biri SMV ve George Bensondı. Her ne kadar çeşitli sebeplerden SMV'ye gidememiş olsam da dün George Benson davetiyesini havada kapmamla SMV'nin acısını kısmen çıkartmış oldum.
Rüya gibi bir konserdi, rahatlıkla söyleyebilirim. George Benson simsiyah, şık bir takım içindeyken mükemmel gitarı ve orkestrası eşliğinde harikalar yarattı. Konserin ilk kısmı Nat King Cole şarkılarından, 2. kısmı ise George Benson tabiriyle "parti" tadındaki hem kendi şarkılarından hem de cover'lardan oluşuyordu. Smile mı desem Breezin' mi desem, Gimme The Night mı desem, Weekend in LA mi desem... Neler çalmadı ki! Ha bi' de konserin 2. bölümünden itibaren inanılmaz bi' basçı eşlik etti. O nasıl kıpır kıpırlıktır, nasıl kendi kendine eğlenmedir! Eve alıp götürmek istedik kendisini (hayır, yanlış anlaşılacak bişi yok bunda :))
Konser sonunda şu ara herkesin yaptığı gibi Michael Jackson anıldı bi' parçasını çalınarak...
"Gidememiş olanlar adına gerçekten üzüldüğümü belirtmekten başka bir şey gelmiyor elimden" demiyorum; çünkü kıytırıktan da olsa 1-2 video çektim. Hiç değilse kulağınızın pası silinsin efem, afiyetle dinleyiniz :))


27 Temmuz 2009

Rock'n Coke 2009

Bu yıl 6. sı düzenlenen Rock'n Coke 2009 için bir kez daha İstanbul Park'taydım. Formula 1'e göre -padok alanında yapılmasına rağmen- çok daha farklı bir deneyimdi. Hatta ,Formula tırlarının alanı doldurmasından ötürü, o kadar kişiyi nasıl sığdıracaklar diye düşünmeden edemedim.
Konser alanıyla ilgili olarak biraz bilgi vermek gerekirsek... Festivalin düzenlendiği alan, Formula yarışları sırasında bulunduğum padok alanındaydı. Son derece geniş ve zemini son derece düz bir alan. İnsan dağılımı bu alanın tamamına yayıldığı için bir noktada yığılmış bir kalabalık yoktu. Bu da gerçekten festival havasını hissetmenizi sağlıyordu; ancak alanın bu kadar güzel olması alana giderken karşılaştığımız saçma durumlara engel olamadı...
Otopark'tan bilet gişesine olan mesafeden tutun, bu mesafe sırasında kendinizi fare gibi hissettiğiniz labirent'in olduğu alan:
Bilet kesimini yapıldıktan sonra otobüs ile festival alanına taşınmak hele! Ama bunların biraz kötü göründüğünü anlamış olacaklar ki eziyetin sonunda soğuk birer Coca Cola ikram ettiler saolsunlar :) Bir de Cumartesi günü VIP bilekliklerin takıldığı alanda gözlerine kestirdiklerine verdikleri `sahne önü bileti`ni almamız, nazarımda, bu negatiflikleri bir anda pozitifliğe çevirdi :) Hemen Nine Inch Nails'i kaptık tabii ki!

Festivalin olumlu yönlerinden de bahsedecek olursam. İstanbul sıcağında amele gibi yanmak istemeyen bünyeler için gölgelik alanların bulunması ve bu alanlarda bulunan soğuk su ve hava püskürten fıskiyeler tam anlamıyla bunaltıcı sıcaktan kurtaran şeyler oldu. Tabi uzun kuyruklar sonunda aldığınız buz gibi bir biranın da kurtardığı gerçeğini unutmamak gerekir. Her yerin beton oluşuyla ilgili söylenen olumsuzlukları, kalıplar halinde kesilip montajı yapılan çim alanlar ile kapatıp üstlerine minder sermeleri, her ne kadar sert de olsa, yayılma isteğiyle festivale gelmiş bünyelerin rahatlamasına neden oldu. "Hiç yeşillik yok!" feryatlarını bastırdı diyebiliriz :)Festival sırasında ayakta beklemekten yorulan ve acıkan bünyeyi rahatlatan ve açlığı bastıran restorantlar da vardı tabi. Rock'n Coke'ta ilk defa karşılaştığım ancak daha önce miniaturk'te yeme deneyiminde bulunanların demesiyle chipstix lezzetini gördük. Her ne kadar yememiş de olsam eminimki çok lezzetli bir şey. Bildiğin şişin üzerine patates kızartmasını geçirmişler abiler :)

Konserlerden biraz bahsedecek olursam. İlk gün Maral'ın ısrarı üstüne Gren'i dinledik. Henüz yayınlamamış olsak da biliyorsunuz onlarla da röportaj yaptık ki 2-3 hafta içinde yayınlayacağız onu da... Gren gayet güzeldi, başarılıydı. Seyirciyi de topladı. Twitter'dan takip ettiğimiz kadarıyla da insanlar memnun kalmışlardı. Gren'den sonra yer yer kulağımı Duman, Sakin ve Badem'e çevirdim. Daha sonra Cumartesi gecesinin assolisti Nine İnch Nails ile The Prodigy dinlendi. -Performans olarak zaten bu grupların kötü bir performansına rastlamadığınız için ehh fena değildi demek saygısızlık gibi gelir- Cumartesi günü biraz erken gitmemizin(festival alanına), güneşte kavrulmamızın ve tüm gün ayakta olmamızın etkisiyle The Prodigy'i bitirmeden eve dönmek zorunda kaldık.


İlk gün dersimizi aldıktan sonra ikinci gün bira daha geç gitmeye karar verdik. En azından güneş altında daha az pişeriz daha az ayakta oluruz düşüncesiyle saat 6 gibi festival alanındaydık. Açılışı Hayko Cepkin ile yaptık. Hayko her zaman olduğu gibi en büyük ilgiyi topladı, hak etti de doğrusu! Geçen Rock'n Coke gibi kostümlü, dekorlu bir şov hazırlamamış olsa da tek başına o kadar yetti ki! Razorlight ve Kaiser Chief'i - aypıtır söylemesi- VIP'den izledik. Belki alan içindeki gibi coşkulu olmadı; ama görüş açısı olarak o kadar netti ki...


Gecenin en sonunda ise "gelse de gitsek" diye yıllardır beklediğimiz ancak bu yıllar geçtikce -benim onların müziğine azalan ilgimi de göz önünde bulundurursak- yeni albümünden bir kaç şarkı bildiğim ve eski albümlerini hemen hemen ezbere bildiğim Linkin Park sahne aldı. İşte o zaman gerçekten performans sözcüğünün tanımını bir kere daha gözden geçirdim. Ayrıca sahnede açtıkları Türk bayrağı ile her daim gaza gelen Türk halkını bir kez daha gaza getirip kitleyi coşturmayı başardılar.

Sonuç itibariyle bizim memlekete kim gelirse müzik aşkından dolayı bağrımıza basıyoruz, basmalıyız da... Kazasız belasız atlatıldığını düşündüğünüz (ama halbuki ne kulis dedikoduları var elimde bir bilseniz; fakat off record olduğu için açıklayamıyorum maalesef, içimde kaldı) bir Rock'n Coke'u atlatmış bulunurken gelecek sene düzenlenecek Rock'n Coke'u iple çekiyoruz...

Profesyonel elden çıkma fotoğraf için buyursunlar: Rock'n Coke 2009

Sibel Köse Röportajı

Uzun bir aradan sonra röportajlar yayınlamasına kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Ayaklı Etkinlik Takvimi, Türkiye'nin en iyi caz vokallerinden Sibel Köse ile konuştu...


24 Temmuz 2009

Avea Açıkhava Konserleri 2009 Programı

20 Temmuz 2009

Avea Açıkhava Konserleri 2009


Bu sene Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda Avea sponsorluğunda gerçekleşecek olan konserlerden Fahir Atakoğlu ve Zara, Duman ve Zülfü Livaneli'ye çok yakında gene blog üzerinden davetiye vermeye başlayacağım. İlgilenenlerine duyrulur... :)

17 Temmuz 2009

J&B - Start A Party @ Summer '09

09 Temmuz 2009

Tranceworld Türkiye Davetiye Sorusu!!!

Tranceworld Türkiye için 4. davetiye sahibini arıyor...
Soracağım soruya mail atan 4. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:

"Tranceworld Türkiye hangi organizasyon şirketi tarafından organize edilmiştir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

07 Temmuz 2009

Tranceworld Türkiye Davetiye Sorusu!!!

Tranceworld Türkiye için 2. davetiye sahibini arıyor...
Soracağım soruya mail atan 6. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:

"Tranceworld Türkiye'ye katılacak olan isimlerden Chris Lawyer & Thomy nerelidir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Tranceworld Türkiye Davetiye Sorusu!!!

Tranceworld Türkiye için ilk davetiye sahibini arıyor...
Soracağım soruya mail atan 4. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:

"Tranceworld Türkiye'de çalacak olan Sied Van Riel hangi gün ve saat kaçta sahne alacak?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com gönderebilirsiniz...

06 Temmuz 2009

StrangerFestival


MODE İSTANBUL girişimiyle Türkiye’de düzenlenen ücretsiz StrangerFestival Video Atölyesi’nin ikinci İstanbul ayağı, 27 Temmuz ile 9 Ağustos 2009 tarihleri arasında Avrupa Kültür Vakfı (European Cultural Foundation-ECF), Kosmopolis Rotterdam ve Hollanda Başkonsolosluğu desteği ile Dijital Film Academy‘de gerçekleşiyor. 18-25 yaşlarındaysanız, hemen başvurunuzu yapın!

Tüm katılımcılar bu yıl da yönetmenlik, senaryo yazımı, storyboard çizimi, dijital kamera kullanımı ve montaj konularında seminer ve atölyelere girecek, kendileri ve yaşadıkları şehir hakkında 1 ila 5 dakikalik filmler çekecekler. Tamamladıkları filmler, StrangerFestival’in web sitesinde yayınlanacak, juri tarafindan seçilen filmlerin yönetmenleri ise Amsterdam’da 14-17 Ekim’de gerçekleşecek festivale davet edilecek. Festival dahilindeki farklı dallarda birinci olan filmler çeşitli ödüller kazanacak, bazıları uluslararası televizyonlarda yayınlanacak, festival seçkilerini içeren DVD’lerde yer alacak ve Stranger Video Gösterimleri kapsamında dunyayı dolaşacak!

BAŞVURU DETAYLARI: Atölyeye katılım için değerlendirmeye alınmak isteyen adayların başvuruda bulunması gerekiyor.

Kimler katılabilir?: Başvurular Türkiye genelinde, farklı akademik seviye ve bölümlerden olan 18-25 yaşları arasındaki tüm gençlere açık. Geçmiş film/video deneyimi aranmıyor.

Nasıl katılacaksınız?: Başvuru için stranger@modeistanbul.com adresine bir email atarak özgeçmişiniz ve cv’niz ile doğum tarihiniz, cinsiyetiniz, yaşadığınız şehir gibi detayları ve iletişim bilgilerinizi göndermeli, bu atölyeye neden katılmak istediğinizi ayrı bir yazı içinde anlatmalısınız.

Son başvuru tarihi: 10 Temuz Cuma 2009

03 Temmuz 2009

Roko

Belki 1 kereliğine de olsa blogun çizgisinden kayıp şunu yazacağım. Arkadaşlarımdan Devrim ve Can aynı gün, aynı şeyden bahsetmişler bloglarında. Dikkatimi çekti haliyle...
Neymiş efendim Roko'nun sitesine giriyormuşsunuz da adamlar kendi para birimlerini ilan etmişler ve 1 Roko 1 TL'ye tekabül ediyormuş... Konser biletlerini de Roko üzerinden ödesek veya para üstü veremeyen bakkal amcalarımız para üstlerini Roko ile verse komik olmaz mıydı? :)

02 Temmuz 2009

Balkan Soundz Festival



Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta Balkan Soundz Festival vardı Maçka Küçükçiftlik Park'ta. Davetiyelerimiz elimizde, Balkan aşkı (ben hariç) diğerlerinin kalbinde tuttuk yolunu Küçükçiftlik Park'ın. Ben hariç dedim; çünkü tanıyanlar bilir çok hoş beş değildir aram Balkan müzikleri ile. Ha dinlerim; ama oturup özel olarak dinlemem bilgisayarımda...
Balkan müziğinin bize yakınlığı dolayısıyla samimi ve yapmacık olmayan bir ortam vardı. Her gördüğümde sırıtarak kıvırtan ve göbek atan köfteci gibi ayrıntılar keyifliydi. Bizim gidişimizden çıkışımıza kadar insan kalabalığı tam kıvamındaydı, ne çok tenha, ne de tıklım tıkış. 22:30'da başlayan son konserin ortalarında biraz tenhalaşmaya başladı ortam.
Ses sistemi biraz sorunluydu sanki, Boban ı Markovic'in içine bi' türlü sinmedi, sürekli ufak tefek değişiklikler istedi adamlardan konser boyunca.
Festivalin Küçükçiftlik Park gibi bi' lunaparkta olması konsepte %100 uymuş bana kalırsa. İlk yapılan her festival gibi gene bunda da çok fazla davetiye ile giren insan vardı.
Benim için kayda değer ayrıntılar bu kadar. Seneye olursa gene gitmeyi isteyecek kadar sevdim diyebilirim kısaca size...

29 Haziran 2009

Efes One Love Festival 2009


Geç de olsa geçen hafta nihayet gerçekleşmiş olan Efes One Love Festival'in postunu giriyorum. Gecikmenin sebebi belli: fotoğraflar! Lafı uzatmadan, dolandırmadan başlıyorum anlatmaya...
Kapıdaki görevlilerden başlamak istiyorum özellikle. Hepsini zan altında bırakmak istemem; ama çoğu artık yoğunluktan mıdır yoksa sıcaktan mıdır bilemem tam bir dumura uğramış gibiydiler. Görevli/davetli girenlerin isimlerini bir türlü listeler içinde bulamamalar, bu yüzden kapıda kalan davetliler... Her neyse her organizasyonda olacak aksaklıklardan bunlar...
Gel gelelim ilk gün o kadar boştu ki! Daha doğrusu boş olduğunu 2. gün gelen insan sayısından dolayı söylüyorum. Ben gittiğimde Ayça Şen'e yetişebildim. Ayça Şen'i çok sevdiğimi söyleyemem, neden şarkı söylüyor onu da anlamıyorum. Sempatik kadın, sevimli kadın hakkında söyleyebileceğim budur. Onu izlemek yerine Samsung Air Guitar standına gittim arada da Senin Sahnen'e uğradım. Standı resmen panayır yerine çevirmişler! Peruklar, peluşlar, ödüller, yarışmalar... Çok da ilgi vardı doğrusu ve hatta öyle ki bir ara EPOL görevlileri gelip "Standınıza bir sürü adam geliyor bizim sahnelere insanlar gelmiyor. Müziğinizi biraz kısın veya kapatın" uyarısında bulunmuşlar. Şaka gibi değil mi? :) Gün boyu süren Air Guitar yarışmaları sonunda mp3 veya netbook ödülleri kazananlar standdan kısa günün karı tadında bir gülümseme ile ayrıldılar.
Bora Uzer her zamanki gibi coştu, coşturdu. Adamın her konseri nasıl bu kadar renkli ve eğlenceli geçiyor anlamıyorum. Hala gitmemiş olanlar koşa koşa gitsinler! M83 de fena değildi; fakat sanki memnun olmamışlar gibi bir hava sezinledim en başta kendilerinden de konserlerinin sonlarına doğru yüzlerindeki gülümseme aldı bu düşüncemi. Ardından ilk gün için sabırsızlıkla beklenen Tricky vardı. Her ne kadar Tricky'nin sahne önünden fotoğraf çekimine izin vermemiş olması Maral'ın keyfini kaçırmış olsa da diğer tüm sahne alanları çekmiş olması keyiflendirmiş onu anlattığı kadarıyla. Ha bir de şikayet ettiği başka bir mevzu şuydu... İlk 3 şarkıda izin vermişler çekimlere. "İyi de sahne alanlar ilk 3 şarkıda zaten ısınıyorlar. 3 şarkıdan sonra coşuyorlar. En güzel kareler o zamanlarken ilk 3 şarkı sınırlamasına şiddetle karşıyım" diyor. Kısmen haklı... Bir de sahne alanlar açısından düşünelim. Sürekli sizi takip eden fotoğraf makinası ordusu ve kocaman bir kamera var. Konsantrasyon bozucu bir noktada... İlk günün en güzel ve en özel ismi ise, bence, Klaxons oldu; çünkü çok sıcaklardı. Sahne ışıkları, şarkıları, her şeyleriyle harikalardır. Daha fazla söze gerek yok bence...
2. gün için olanları tek tek anlatma gereği duymuyorum Röyksopp'un güne damgayı vurması ve getirdiği kalabalık harici. O sebepten sizi Maral'ın çekmiş olduğu fotoğraflarla baş başa bırakıyorum: [Efes One Love Festival 2009 fotoğrafları]

26 Haziran 2009

Balkan Soundz Festival Davetiye Sorusu!!!


Balkan Soundz Festival için 2. davetiye sahibini arıyor...
Soracağım soruya mail atan 3. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:
"Balkan Soundz Festival'e katılacak olan gruplardan Firewater saat kaçta sahne alacaktır?"
Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Balkan Soundz Festival Davetiye Sorusu!!!

Balkan Soundz Festival için ilk davetiye sahibini arıyor...
Soracağım soruya mail atan 6. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:

"Balkan Soundz Festival'e katılacak olan gruplardan DELADAP! nerelidir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

25 Haziran 2009

İstanbul Modern'den 4 Farklı Eğitim Programı


Farklı yaş kategorilerindeki çocuklara yönelik eğitim programlarına devam eden İstanbul Modern, bu kez de daha geniş kapsamlı eğitim programları sunmuş. Benim içlerinde en beğendiğim ise İstanbul Modern Yaz Sanat Okulu oldu; çünkü programı dahilinde çocukların yaratıcılığını geliştirecek birçok aktivite var. Çocuklulara, en olmadı kardeşi, yeğeni, minik kuzeni olanlara şiddetle tavsiye edilir...

19 Haziran 2009

Balkan Soundz Festival

Balkan muziğinin en iyileri, 28 Haziran Pazar günü Maçka Küçükçiftlik Park'ta "The Balkan Soundz Festival" kapsamında bir araya geliyor. Açıkhavada tüm gün boyunca Balkanların hareketli ve neşeli ezgilerini izleyiciyle buluşturucak olan bu etkinlik, Balkan müziği tarzında ülkemizde düzenlenen ilk festival olma ozelliğini de taşıyor.
The Balkan Soundz Festival, İstanbul'un en güzel yerlerinden birinde konumlanan yaz ayları boyunca yaklaşık 8.000 kişi kapasiteli bir açıkhava mekanı olarak birçok etkinliği ağırlayacak olan Küçükçiftlik Park`ta düzenlenecek.
Yabancı ve yerli toplam 6 grubun sahne alacağı festival, yaz sıcaklarından bunalan müzikseverleri Istanbul Boğazı'na çok yakın bir noktada, açıkhavada, Balkan müziğinin enerjik ritimleri eşliğinde müzik dinlemeye, dans etmeye, yemeye, içmeye, kısacası sınırsız eğlenceye davet ediyor.
The Balkan Soundz Festival kapsamında sahne alması kesinleşen ilk gruplar:
Boban Markovic Orkestar, Firewater, DELADAP!, Selim Sesler ve Kolektif İstanbul.