bilet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2011

ENKA Kültür Sanat 23. Yıl Yaz Etkinlikleri

ENKA Kültür Sanat’ın, sanatı açık havaya taşıyan 23. Yıl Yaz Etkinlikleri’nin biletleri Biletix’te satışa çıktı! Fazıl Say ve Arkadaşları’nın gerçekleştirecekleri muhteşem bir konserle başlayacak olan program; 18 Haziran - 20 Temmuz 2011 tarihleri arasında, 33 gün boyunca 3 konser, 5 tiyatro oyunu ve 2 özel performans ile ENKA Eşref Denizhan Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne sanatlarını Ay’ın evreleri ile buluşturarak Ay’ın döngüsünü izleyecek.


Kültür-sanat faaliyetlerinin en önemli isimleri arasında yer alan ENKA Kültür Sanat Etkinlikleri; 23. kez, yaz akşamlarını sanatla doldurmaya hazır. ENKA Kültür Sanat 23. Yıl Yaz Etkinlikleri’nin dopdolu programı; 18 Haziran 2011, Cumartesi akşamı saat 21:15’te “Fazıl Say ve Arkadaşları”nın vereceği çok özel konserle başlayacak. ENKA Kültür Sanat; yaz etkinlikleri süresince Kardeş Türküler ve Arto Tunçboyacıyan konseri ve Luis Ernesto Gomez & La Descarga’nın Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen “Big Band Salsa” projesini ile müzikseverlerle buluşturacak.

ENKA Kültür Sanat 23. Yıl Yaz Etkinlikleri, ayrıca sezonun en çok konuşulan tiyatro oyunlarına da ev sahipliği yapacak. Program kapsamında; Cef Tiyatro’nun “Şems!.. Unutma!..”, Tiyatro Adam’ın “Generaller, Savaş ve Barbekü” oyunu, Tiyatro İstanbul’un “Özel Hayatlar”ı, Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu’nun “Düğün”ü ile Ve Diğer Şeyler Topluluğu’nun “Yüzyılın Aşkı” adlı oyunları ENKA Açıkhava’da sahnelenecek.

ENKA Kültür Sanat, yaz etkinlikleri kapsamında sanatseverlere bir modern dans gösterisi ve bir folklor gösterisini de sunacak. Çıplak Ayaklar Kumpanyası’nın “Sen Balık Değilsin Ki” ve “Kontrol” adlı iki yeni projesinin yanı sıra; Folklor Kurumu İstanbul’un, koro şarkıları eşliğinde folklor danslarını sergileyeceği “Ezgisiyle Dansıyla, Balkan Renkleri…” gösterisi ENKA Eşref Denizhan Açıkhava Tiyatrosu’nda sanatseverlere farklı bir deneyim yaşatacak.

Etkinliklerinde, numaralı koltuk bilet satışı uygulanan ENKA Kültür Sanat 23. Yıl Yaz Etkinlikleri’ne ait biletler Biletix’ten ve ENKA Kültür Sanat gişesinden temin edilebilir.

Başlama saati 21:15 olan tüm etkinliklere, isteyen katılımcılar, her etkinlik öncesi saat 20:00’de Taksim-AKM önünden kalkacak ücretsiz servis ile ulaşabiliyorlar. Etkinlik bitiminde ise, ENKA Eşref Denizhan Açıkhava Tiyatrosu’ndan kalkacak servis, konukların Taksim-AKM’ye ulaşımını sağlıyor. Servisten yararlanabilmek için etkinliklerden en az iki gün önce ENKA ile bağlantıya geçerek rezervasyon yaptırılması yeterli.

29 Nisan 2011

Maroon 5 Konseri - Derya Yöndem

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Maroon 5 konserine giden Derya Yöndem'in kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere.



Ayaklı Etkinlik Takvimi'nin yayınladığı Backstage yarışmasının duyurusunu okuduğum ilk anda, yarışmayı çok eğlenceli buldum ve oturup hemen bir şarkı yazdım. Kazanmak değildi beklentim ama çok keyif aldım yazarken yaşadım adeta. Gönderdim sonrasında ve bir daha hiç okumadım sözlerini. Beğenilmiş ve seçilmiş düşünün heyecanımı. Konsere bin kere daha hazırım artık :)

Veeeee muhteşem Maroon 5 sahneye çıkar; Adam Levine maviler içinde adeta gökyüzünden inmiş gibi üstelik büyüleyici ses, muhteşem grup, en sevilen şarkılar... Daha yakına gitmek için adım atıyorum, mümkün mü ilerleyebilmek ne zaman geldi bu kadar teenage :) Hem de 15.000 tane! Olsun keyifler güzel... İşte şimdi 'She Will Be Loved'ı söylüyor. Hayır! İstanbul hep birlikte söylüyor. Adam Levine birden Hz. Musa gibi mucizevî oluyor ve 15.000 kişiyi ortadan ikiye bölüp şarkıyı sevenlerine söyletiyor. Telefonlar kayıtta; kalabalığın üzerinde sanki bir ateş böceği kafilesi dolaşıyor. İşte yaşanmaya değer o anın video'su... Teşekkürler Ayaklı Etkinlik Takvimi!

5 Nisan 2011

Maroon 5 - Backstage Yarışması!!!

Coca-Cola sponsorluğunda 15 Nisan'da Turkcell Kuruçeşme Arena'da gerçekleşecek olan Maroon 5 konserinde backstage'e girecek şanslı kişiyi arıyoruz!

22 Mart'ta gerçekleşen 139 ülkede 25.000 üzerinde tweet gönderilen ve 350.000 üzerinde izleyiciye ulaşan Maroon 5 24Hr Coke Session öncesinde 15 Nisan Maroon 5 konseri için Ayaklı Etkinlik Takvimi'nin +1'ini bulmuştuk. Şimdi de sıra Maroon 5 ile buluşturacağımız şanslı kişiyi bulmaya geldi... Önce hep birlikte Maroon 5'ın son albümü olan Hands All Over'dan Never Gonna Leave This Bed'i izleyip dinleyelim.



Yapmanız gereken tek şey biraz Maroon 5'cılık oynayarak, Never Gonna Leave This Bed parçası içinden seçtiğimiz kısım itibariyle sözlerin geri kalanını keyfinize ve gönlünüze göre isterseniz Türkçe, isterseniz İngilizce olarak yazmak. Tek şart şarkı sözlerinin size ait olması, orjinal olması...

"So come here and never leave this place...." / "Buraya gel ve asla burayı terk etme..."

Şarkı sözlerinizi mail subject'inde "Ayaklı Etkinlik Takvimi - (adınız soyadınız)" olacak şekilde 24hcokesession@gmail.com 'a mail atarak yarışmamıza katılabilirsiniz.

Yarışma ödülünden biraz daha bahsedecek olursak... Gönderilen şarkı sözleri minik bir jüri oylamasından geçecek ve ardından 1. ile 2. kazananlar belirlenecek. Buna göre şarkı sözü yarışmamızın 1.'si 15 Nisan Maroon 5 konserinde backstage'e girme hakkı, 2.'si ise tek kişilik Maroon 5 konser bileti kazanacak.

Son katılım: 12 Nisan Salı, 00:00
Kazananın ilanı: 13 Nisan Çarşamba


Katılan herkse bol şans! 15 Nisan'da Turkcell Kuruçeşme Arena'da görüşmek üzere...

27 Mart 2011

Maroon 5 konseri için "+1'im olur musun?" yarışmamız sonuçlandı!

Maroon 5 24Hr Coke Session dahilinde başlattığımız 15 Nisan'da Turkcell Kuruçeşme Arena'da gerçekleşecek olan Maroon 5 konseri için "+1'im olur musun?" yarışmamızın kazananı rötarlı da olsa belli oldu.

22 Nisan'da 24 saat boyunca süren Maroon 5 24Hr Coke Session başarıyla tamamlandı. 24 saat sonunda dünya üzerindeki tüm Maroon 5 hayranlarının interaktif bir şekilde dahil oldu proje sonunda çıkan track'i dinlemek ve neler olduğunu kısa kısa görmek için sizden 1 dakika 38 saniye ayırmanızı istiyoruz:



Gelelim 15 Nisan'da Maroon 5 konserinde Ayaklı Etkinlik Takvimi'nin +1'ini açıklamaya...

"Coca-Cola, Ben ve Maroon5 konserde sizin için bu pozu verdik :)" diyerek mesajını iletmiş olan Volkan Aytan, Turkcell Kuruçeşme Arena'da gerçekleşecek olan Maroon 5 konserinde Blogger's Lounge'da Ayaklı Etkinlik Takvimi'nin +1'i olarak davetli olacak.

Sevgili Volkan, 15 Nisan'a kadar kendine çok iyi bak. 15 Nisan Cuma akşamı çok eğleneceğiz! ;)

15 Mart 2011

Maroon 5 konserinde +1'im olur musun?

Geçtiğimiz Pazar Coca-Cola'nın daveti üzerine Maroon 5 24Hr Coke Session projesini dinlemek için Blogger's Base'e gittik. Ayaklı Etkinlik Takvimi haricinde bu projenin bir parçası olan blog'lar da davetliydi: WaxpoeticG, Koray Caner, Avaz Avaz, Bigumigu bunlardan sadece bazıları... Eminiz ki başlık yeterince heyecanlandırmıştır. O sebepten sizi çok fazla tutmayıp hemen proje ve ardından "+1'im olur musun?" yarışmasının detaylarına geçiyoruz.

Maroon 5 24Hr Coke Session nedir?

Maroon 5 24Hr Coke Session 22 Mart’ta Coca-Cola sponsorluğunda Londra’da gerçekleşecek. Maroon 5 daha önce hiçbir grubun yapmadığını yaparak 24 saat boyunca stüdyoda dünya üzerindeki tüm hayranları ile birlikte bir şarkı besteleyecek. Tüm bunlar interaktif bir ortam üzerinden, hayranların katılımıyla gerçekleşecek.

Maroon 5 24Hr Coke Session'ın önemi nedir?

Maroon 5 24Hr Coke Session, Coca-Cola'nın müzik alanında şimdiye kadar üstlendiği en iddialı deney. Olabildiğince çok insanı hem bu deneyimin bir parçası yapmak, hem de onları harika müzik yapmanın aşamaları hakkında bilgi sahibi etmek amacıyla yeni teknolojiler geliştildi.

Maroon 5 24Hr Coke Session, eğlence odaklı olmasının yanı sıra büyük bir sosyal sorumluluk projesi. Etkinlik sonunda yaratılan şarkının tüm geliri, dünyada temiz su, sağlık koruması ve hijyen eğitiminden yoksun insanlara yardım eden Global Water Challenge’a bağışlanacak.

Maroon 5 24Hr Coke Session'a nasıl ve nereden katılınabilir?

22 Mart’ta cokenmusic.com/maroon5 sayfasına giren herkes Maroon 5 24Hr Coke Session’ı canlı olarak izleyebilecek. Bu sayfaya girenler canlı yayını, YouTube’a yüklenen videoları, Twitter’dan gelen soruları görebilecek ve Twitter hesaplarını kullanarak oy verebilecekler.

Katılım ise tamamen Twitter üzerinden olacak. Coca-Cola'nın Twitter hesabına isterseniz soru yöneltin, isterseniz "Şarkının orası öyle olmadı Adam'cım, bence şöyle olmalı" diyerek şarkının bestelenmesine katkıda bulunun, isterseniz Maroon 5'ın akşam yemeğinde ne yiyeceğine oy vererek Maroon 5 24Hr Coke Session'a katılın.

+1'im olur musun?

Gelelim heyecanı 2 katına çıkartan kısma... 22 Mart Maroon 5 24Hr Coke Session'dan kısa bir süre sonra 15 Nisan'da Maroon 5'ı canlı canlı izleyeceğiz. Bu konsere aranızdan şanslı 1 kişi Ayaklı Etkinlik Takvimi'nin +1'i olarak katılıp, Turkcell Kuruçeşme Arena'da oluşturulacak olan Blogger's Lounge'da bizim misafirimiz olacak.

+1 olmak için ne yapmalı?

Yapmanız gereken tek şey “Maroon 5 ve Coca-Cola ürünü/logosu ile beraber aynı fotoğraf karesinde en yaratıcı şekilde yer almak ve ardından bu fotoğrafınızı mail subject'inde "Ayaklı Etkinlik Takvimi - (adınız soyadınız)" olacak şekilde 24hcokesession@gmail.com 'a mail atmak.

Kafaları karıştırmamak için biraz daha açıklayıcı olalım: Maroon 5 ve Coca-Cola ürünü/logosu fotoğraf karesinde herhangi bir şekilde yer alabilir (poster, cd kapağı, bilgisayar monitöründe açık bir fotoğraf, vb.)

Son katılım: 25 Mart Cuma, 00:00
Kazananın ilanı: 26 Mart Cumartesi

Maroon 5 şenliği bununla sınırlı kalacak sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. +1'im olur musun yarışmasından sonra Maroon 5 sürprizlerimize devam edeceğiz.

Maroon 5 24Hr Coke Session ile ilgili gelişmeleri takip etmek için: @Coke24HrMaroon5

10 Mart 2011

Jehan Barbur Konseri - Miray Zeybek

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Jehan Barbur konserine giden Miray Zeybek'in kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere.
Jehan Barbur konseri vardı bu akşam ve konser biter bitmez bu postu hazırlıyorum. Öncelikle gitmeme vesile olan Ayaklı Etkinlik Takvimi'ne teşekkürler!

Sesinin şanını duyduğum Jehan'ın duyguyla yoğurulmuş özgün şarkılarına oldukça samimi tavırları da eklenince Ghetto bambaşka bir ambiyans kapladı. Az kalsın bu meyhaneye kim sokmuş davulu, bas gitarı diyecektim. Bir konserden çok daha farklı bir geceydi.

Jehan'ın en sevilen ve en çok eşlik edilen şarkısı herhalde leylaydı. Biraz size şarkıdan bahsedeyim:
Dünya leyla
Unutmuş aşk nerde
Dönüp durmuş aynı yerde

Dünya hülya
Hayaller bitince
Hayat bulmuş senle bende

Bak gece gündüz oldu yine
Zaman durdu tek kadehte
Kime ne
Yok bitmez dertler içince
Boş bahane
Vur dibine

Dünya leyla
Unutmuş aşk nerde
Dönüp durmuş hep boş yere

Dünya güya
Şişenin dibinde
Kafam bi dünya oldu senle

Bak gece gündüz oldu yine
Zaman durdu tek kadehte
Kime ne
Yok bitmez dertler içince
Boş bahane
vur dibine

Dünya leyla olmuş
Unutmuş aşk nerde
Dönüp durmuş hep boş yere

Dünya hülya olmuş
Gerçekleri bitince
senle bende soluk bulmuş

Ve şarkıyı burdan dinleyebilirsin hatta bu sözleri gördükten sonra yan sekmede açın. Buyrun!! Eh biraz da geceden fotoğraflar ekleyeyim:

Hahahhaha kimliğini saklayan blogger fotoları gibi oldu ama merak etmeyin kameranın bir ayarı bozulmuş buyrun benden bir güzel kuble;

Beni en çok etkileyen galiba Gidersen şarkısı. Bu arada söylemeden geçmek olmaz Jehan şarkılarını söylerken oldukça duygulanıyor, hele de bizlerden biraz kıpırtı, biraz mırıldanma duyunca duyguları alev alıyor.

Jehan çok farklı, çok ezgili, çok anlamlı, çok sözlü, çok duygulu şarkıların kadını. Gidersen bana da bir dengini yolla Jehan :) Ona ve eşsiz müziğine buradan ulaşabilirsiniz.

PS: O kadar kara çamura rağmen anadoludan avrupaya geçtik ve dinledik. Helal olsun bize!!
Bloggerın Kendine Notu: Aaahh ahh kendin kaşınıyorsun Miray, gülünecek yerde gözlerini devirip sen ağlıyorsun, ağlama. Yine de gidersen bana da bir dengini yolla... Bir de Jehan'ın dediği gibi sensiz olur, bensiz olmaz!!

Gittiğim heryerden haberdar ve bana daha yakın olmak için @MirAnitchka.

9 Mart 2011

Jehan Barbur Konseri Davetitye Sorusu!!!

9 Mart Çarşamba akşamı Ghetto'da gerçekleşecek olan Jehan Barbur konseri için 3 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Sorulan soruya mail atarak doğru cevap veren ilk 3 kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

Şarkı sözlerini tamamlayın: "...... /....../ sana kandım ey hayat"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

21 Şubat 2011

İstanbul Blue Night

Vodka İstanblue'nun sponsorluğunda Ayaklı Etkinlik Takvimi'nin davetli olduğu İstanbul Blue Night'ı baştan sona aktarıyoruz sizlere :)

Cuma akşamı saat 20:00 itibariyle Taksim'de olanlar neredeyse her yerin maviye boyandığını görmüşlerdir. Her köşe başında ayrı konser ve ayrı etkinlikler vardı. "İlk hedef Odakule - İlham Gencer konseri!" diyerek Galatasaray Lisesi'nin önünden gecemize start verdik. Odakule'ye vardığımızda seyirciler çoktan toplanmış İlham Gencer ve piyanosundan çıkan melodilere keyifle eşlik etmeye başlamışlardır. "Bu gece aşk gecemiz olsun, kadehlerimiz vodka dolsun" sözleriyle İlham Gencer gecenin başından tüm geceyi özetler gibiydi. Ardından hep bir ağızdan Frank Sinatra'nın en güzel şarkılarından biri olan New York New York'u söyledik. Daha gidilecek çok nokta olduğundan İlham Gencer'in yanında istemeyerek de olsa az kalarak ayrıldık. Her ne kadar İpek Dinç'i canlı canlı dinlemeyi çok istemiş olsam da kendisinin İlham Gencer'den sonra sahneye çıktığını bilmediğimden onu göremedik.

Biraz daha ilerlemeye devam edince maviye bürünmüş ekiplerin gerçek anlamda İstiklal Caddesi'nin her yerinde çeşitli müzik performansları sergilediklerini gördük. Her ne kadar hepsinin performansının sonuna kadar kalmak istemiş olsak da hem diğer etkinlikleri sizlere aktarmak hem de ana konserleri kaçırmamak için hepsinden tadımlık aldık.

25-30 adım attıktan sonra yolumuz elbette ki mavi renkli başka bir ekip tarafından kesildi. Ginger olarak da bilinen Segway üzerindeki mavili elemanın herkesi heyecanlandırıp araca heves ettirircesine yaptığı hareketlere diğer mavili elemanların ritmleri eşlik etti.

Bu arada belirtmeliyim ki gece gezmesi olarak İstiklal Caddesi'ni tercih edenlerin büyük bir çoğunluğu İstanbul Blue Night'a gerek mavi şapkalarla gerekse çoğu kişinin nitelendirdiği gibi "hipster gözlükleri"yle katılmışlardı. Kafamızı hangi yöne çevirsek -abartmıyorum- insanların %50'si üzerimde görmüş olduğunuz bu şapka ve gözlükle gezerek İstiklal Caddesi'ne "mavi" renk kattılar :)
Tünel Meydanı'na vardığımızda ise gerçek anlamda sokak partisi ile karşılaştık. Zaten biliyorsunuz, son dönemlerde Tünel'in daha gözde, daha hareketli ve daha kalabalık olmasıyla sokak partisi için Tünel Meydan'ı çok çok iyi bir seçim olmuş. DJ Suat Ateşdağlı dj setinin başında, insanlar kıpır kıpırken bizim de tüm bu olanlara kayıtsız kalmamız im-kan-sız-dı!!! İstiklal Caddesi'nin başından beri gözüme takılan helikopterin sebebini ise nihayet Tünel Meydanı'nda öğrendim. Meğer Vodka İstanbul her ayrıntıyı düşünmüş, tüm Beyoğlu'nda gerçekleşen İstanbul Blue Night'ı baştan sona havadan kaydetmiş. Buradan yetkililere seslenmek istiyorum: Havadan çekilmiş o görüntülerden oluşan videoları seyretmek için sabırsızlanıyorum! Karadan bu kadar güzel olan etkinlikler silsilesi havadan kim bilir ne kadar güzel görünüyordur. Bizi bundan mahrum etmeyin! :))

Galata'ya vardığımızda ise enfes bir manzara vardı. Galata Kulesi geceye süper bir şekilde ayak uydurmuş ve mavi ışıklandırmıştı. O an öğrendik ki mavi ışıklandırılan tek yapı Galata Kulesi değilmiş. Kız Kulesi, Çiçek Pasajı, The Marmara Oteli ve The Marmara Pera Oteli de mavi ışıklandırılmış diğer noktalarmış. Fikir ve uygulama için "göz dolduran harika detaylar"dan başka ne denebilir ki?
Galata Kulesi'nin önünde soluk almak ve biraz laflamak için durduktan sonra Özlem Tekin konserini izlemek üzere Jolly Joker Balans'ın yolunu tuttuk. Biz vardığımızda içerisi çoktan dolmuş, herkes 00:30'da sahneye çıkacak olan Özlem Tekin'i bekliyordu. Ortama ayak uydurmakta elbette geç kalmadık. Hemen bir standın etrafını sarıp Vodka İstanblue'nun bizlere sunduğu ikramlardan tatmaya başladık.

Derken beklenmedik bir zamanda sahneye çıkan Özlem Tekin'in sesiyle irkiliverdik. 00:30'da sahneye çıkması beklenen Özlem Tekin vaktinden biraz önce konsere başladı. Belki benim eşekliğim bilemiyorum ama uzun zamandır ortalıkta görmediğim Özlem Tekin sapsarı saçları ve fazla kilolarından kurtulmuş fit haliyle harika görünüyordu! Tüm seyirciler en önlere koşa koşa ilerleyip iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık yarattıklarından geri kalan seyirciler bar kısmındaki ekrandan konseri izlemeye başladı. Eski ve yeni albümünden şarkılar söyleyen Özlem Tekin kısa bir ara verdikten sonra kaldığı yerden konserine devam etti. Jolly Joker Balans'tan çıkmadan önce en son hatırladığım kare şarkılara deli gibi eşlik eden, hoplayıp zıplayan insanlardı...

Özlem Tekin konserinin bitmesiyle toparlanıp Mojo'daki konserine çok daha önceden başlamış olan Circus grubuna yetişmek için biraz da soğuk havaya daha fazla maruz kalmamak için koşarcasına gittik. Bu paragrafın en başından peşin peşin söylüyorum: Mojo'da Circus'la deli gibi eğlendik! Galiba İstanbul Blue Night'ın en eğlenceli durağı Mojo oldu bizim için. Öyle ki Circus'ı bırakıp başka hiçbir yere gitmek istemedik. Daha önce Circus'ı izlememiş, dinlememiş olanlarınıza sesleniyorum şimdi de: Çok şey kaçırıyorsunuz! Bu adamlar yerinde durmadıkları gibi ister istemez kendinizi deliler gibi dans ederken buluyorsunuz. Her Çarşamba ve Cumartesi Mojo'da sahnede alıyorlar, benden söylemesi ;)) "Orjinallerinden daha iyi, daha eğlenceli cover yapan kim var?" diye sorarsanız Circus'tan daha iyisini bulana kadar Circus derim.

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak The Whip konserine giden Emre Akbudak'ın kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Biliyorsunuz İstanbul Blue Night'a start verilmeden hemen önce Roxy'de gerçekleşen The Whip konseri için davetiye verdik. Davetiye kazanan şanslılarımızdan Emre Akbudak bizler için konseri görüntüleyip videoya çekmiş :) İstanbul Blue Night'a burada son verirken 41?29!'dan Serhat ve Kutay'a emekleri, güleryüzlülükleri ve misafirperverliklerinden ötürü teşekkürü bir borç bilirim :)




18 Şubat 2011

İstanbul Blue Night - The Whip Konseri Davetiye Sorusu!!!

Vodka İstanblue sponsorluğunda İstanbul Blue Night dahilinde 18 Şubat Cuma akşamı Roxy Club'da gerçekleşecek olan The Whip konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Sorulan soruya mail atarak doğru cevap veren ilk 2 kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"The Whip grubunun FIFA 09 oyununun soundtrack'i olan şarkısı hangisidir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com'a gönderebilirsiniz...

28 Ocak 2011

Redd Konseri Davetiye Sorusu!!!

28 Ocak Cuma akşamı Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek olan Redd konseri için 3 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Sorulan soruya mail atarak doğru cevap veren ilk 3 kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"Redd'e bu akşamki konseride davulda kim eşlik edecek?"
Cevaplarınızı mailto:plnekmekci@gmail.com gönderebilirsiniz...

Kaan Tarıman Konseri Davetiye Sorusu!!!

28 Ocak Cuma akşamı Mask Live Music Club'da gerçekleşecek olan Kaan Tarıman konseri için 5 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Sorulan soruya mail atarak cevap veren ilk 5 kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"Kaan Tarıman'ın ilk klibi hangi şarkısına çekilmiştir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com gönderebilirsiniz...

26 Ocak 2011

Cem Adrian Konseri Davetiye Sorusu!!!

Burn sponsorluğunda 26 Ocak Çarşamba akşamı Ghetto'da gerçekleşecek olan Cem Adrian konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Sorulan soruya mail atarak cevap veren ilk 2 kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"Cem Adrian'ın "Ses değil, bir his performansı albümü" dediği Kayıp Çocuk Masalları'nın konukları kimlerdir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

24 Ocak 2011

Yora Konseri - Baran Karabulut

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Yora konserine giden Baran Karabulut'un kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)


Merhaba sevgili Ayaklı Etkinlik Takvimi takipçileri,

Bana ayırılan pikselleri Yora ve 25 Aralık cumartesi akşamı vuku bulan konserleri hakkındaki öznel cümlelerimle işgal etmeden önce davetiye için teşekkür etmek isterim. Teşekkürler. Görünüş itibariyle icaben yapılan bir teşekkür gibi olsa da kültür, sanat ve müzik gibi besleyici etkinliklere kazanılan bir bilet benim için kıyasla yılbaşında çıkan amortiden daha çok sevinilecek bir sürprizdir.

O malum gecenin üzerinden neredeyse 1 ay geçti ve ben muhtemelen ilginizi çekmeyecek çeşitli mazeretlerimden bu satırları yazmaya zaman bulamadım. Şimdi düşününce o gün, yani 25 Aralık 2010 sanki Cumartesi akşamı değilmiş te Cuma akşamıymış gibi geliyor. Girizgahımın uzunluğu içinizi baymasına rağmen daha ne kadar saçmalayabileceğim merak ettiği için sabreden az sayıdaki küp şekerlerden biriyseniz sizi uyandıracak iki sürpriz yumurtam var. İlk olarak yazının geri kalanın da tempo yükselecek. İkinci sürprizimi ilerleyen satırlarda açıklayacağım.

Her şey Ayaklı Etkinlik Takvimi’nın tividini fark etmemle başladı. Bilet kazanma ihtimalim olduğunu öğrenince gariptir kazanmış gibi sevindim. Sadece davetiyeyi kazanmak için Yora’yla ilgili soruya doğru ve hızlı bir cevap vermem gerekiyordu. Yora kimdir onu bile bilmiyordum sanırım bundan kısa bir süre önce radyo dinlerken “ilk arayan üç kişi olun…” anonsunun cazibesine kapılıp I Am Kloot konserine bir davetiye kazandığımdan olacak “bana mı çıkacak” karamsarlığında değildim. Hemen küçük çaplı bir araştırma yapıp soru gelebilecek sayfaları tarayıcımın sekmelerinde açtım ve nihayetinde soru geldiğinde cevabı yapıştırdım. Yora, ellerinde kamera yeni sesler ve yetenekler arayan Take-Away Shows’un İstanbul buluşuydu, her şey çok hızlı olmuştu ama adımı listeye yazdırmayı başarmıştım.

Konsere kimle gidebilirim diye düşününce aklıma birkaç isim geldi fakat muhtemelen onlar da Yora’yı benim tanımadığım kadar tanımıyorlardı. Davet etmek için biraz daha araştırma yaptım, birkaç parçalarını daha dinledim. Müziklerinin enerjik, coşkulu ve genç bir ruhu olduğunu görünce yalnız gitmeyeceğimi düşündüm. Üç harfli arkadaşlarla görüşmek hep beni heyecanlandırmıştır. Stop. Kestik. Roman gibi anlatmaktan canım sıkıldı üslup değiştiriyorum.

Bronx’a bu ikinci gidişim, ilkinde I Am Kloot’a davetliydim – eğer olurda bir gün işletme batarsa benimde kokteylde zeytinim var - . Velhasıl mekân tanıdık, yeri de güzel Oda Kule ile Tünel arasında kalıyor İstiklal Caddesi’nin insan trafiğinin yer yer akıcılaştığı bölümünde olması iyi. Dumanlı açık hava sahası, girerken vestiyerde dökünüp girebilmeniz ve nemi dışarıya göndermeleri Bronx’un güzel özelliklerinden. Konser alanına sahne önünden girilmesiyse seyircilerin(ve müzisyenlerin) dikkatini dağıtan, geçişi güçleştiren mimari bir hata. Ses sistemi vasat ve ışıklandırma da rahatsız edici derecede yoğun. Coğrafyamızda ki cep amfisi satın aldığında eline geçen master ses tuşu ile müzik yayabilme yetisi kazandığını düşünen organizmalarda gördüğümüz desibel cömertliğinin örneğini Bronx’ta da(m) hissediyoruz. Artılar eksiler birbirini götürdüğünde benim için Bronx averaj bir konser mekânı.

Cep telefonumun saatine bakıyorum 10:30’a geliyor, Bronx’a girdik. Konser henüz yeni başlamış, barmen ilk şarkı olduğunu söylüyor ve alandayız. Sahne önü her zamanki gibi kalabalık. I Am Kloot’tan sonra Yora’yı ışıkların altında görünce sahnenin o kadar da büyük olmadığını ya da Yora’nın o kadar kalabalık olduğunu düşündüm. Gelenler eğleniyor gibiydi ve şarkı aralarında grupla tanışıklığı olanlar kendilerini belli ettiler. Yora elemanlarının parçalarını çalarken ki mutluluklarını yüzlerinden okuyabilirdiniz.

Cep telefonumun saatine bakıyorum 10.30’a geliyor, Bronx’a girdik. Konser henüz yeni başlamış, barmen ilk şarkı olduğunu söylüyor ve alandayız. Sahne önü her zamanki gibi kalabalık. I Am Kloot’tan sonra Yora’yı ışıkların altında görünce sahnenin o kadar da büyük olmadığını ya da Yora’nın o kadar kalabalık olduğunu düşündüm. Gelenler eğleniyor gibiydi ve şarkı aralarında grupla tanışıklığı olanlar kendilerini belli ettiler. Yora elemanlarının parçalarını çalarken ki mutluluklarını yüzlerinden okuyabilirdiniz.

Bu kadar kalabalık bir grubun aralarında mükemmel uyum olması çok nadir rastlanan bir şeydir Yora’nınsa o tür bir alışverişe yaklaşması için zamana ihtiyacı olduğu açık. Her üniversite grubunda olduğu gibi Yora’nın da yatıya kalan ve geçerken uğrayan misafirleri olmuş. Bugünse 8 yaşından gün almış 7 kişilik bir gösteri. Gerçekten de biraz gösteri grubu havasındalar ama sürekli aynı gösteriyi yapıp, eğlenmeyen ‘Paramıza bakalım abi’ kafasında insanlar değiller.

Daha çok eğlenip, eğlendiren ve daha iyisini kovalayan bir gösteri grubundan bahsediyorum. Enstrümantal parçaları kulağa daha olgun geliyor. Bazı parçalarda Akif’in(vokal/gitar) vokalinin melodiyle iktidar mücadelesine girmesi beni rahatsız etti. Kayıtlarda da bu var, bazen Akif’e ‘biraz az bağır olum’ diyesim geliyor. Fundagül’ün(ön/arka vokal) vokalinin grubun melodik yapısına daha uygun olduğunu düşünüyorum. Mesela Adada parçası bunun güzel bir örneği. Bir süre sonra törkiş kebap musiki severinin, sevmeyin ulan dedirten gevezeliği sahneyle iletişimimizde araya kaynana gibi girerek tahammül sınırlarını zorluyor. Saatlerimiz 11.30’a yaklaşırken birkaç fotoğraf çekip yavaş yavaş mekanı terk etmeye koyuluyoruz. Zihnimizin duvarlarında gelecek vadeden genç Yora’nın enerjik ve karakteristik sesi yankılanırken yağmurun düştüğü sokaklarda yolumuza devam ediyoruz.

Dipnot:
1 - İkinci süprizi bulmaya davetlisiniz.
2 - Çektiklerimiz pek iyi olmadığından Yora’nın blog'undaki fotoğrafları kullandım umarım bir mahsuru yoktur.

22 Ocak 2011

Pijama Konseri Davetiye Sorusu!!!

22 Ocak Cumartesi akşamı Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek olan Pijama konseri için 3 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!



Sorulan soruya mail atarak cevap veren ilk 3 kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"Pijama grubunun 4. klibi hangi parçalarına çekilmiştir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com gönderebilirsiniz...

17 Ocak 2011

Gren Green Greeen @ Bronx Pi Sahne - Davut Gökhan Şirin

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Gren konserine giden Davut Gökhan Şirin'in kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)



Bir konsere hasta gidip sağlam çıkmak nasıl bir şey mi ?
- Nasıl bir şey Gööökhaaaan?
- Anlatayım canım!

Cuma akşamı kendimi o kadar özgür hissediyordum ki hem işten ayrılmıştır hem de akşam süper geçeceğini düşündüm bir konsere davetiye kazandım. Hasta hasta Bronx Pi Sahne’nin yolunu tuttum.

Mekana geldiğimizde güzel ve etkileyici bir kitle vardı. Gren’in sahneye cıkmasını beklerken 1 bira, 2 bira veeee Gren sahnede! Size o geceyle ilgili "açılış şarkısı bu, kapanış şarkısı şu, parça çok güzeldi" falan tarzında bir şey söyleyemem, Gren’i ilk defa canlı dinlememe rağmen beni şarkılara eşlik ederken görmeniz gerekirdi.

Adamlar bildiğiniz içimdeki hasta adamı çıkartıp, işten ayrıldığı için çok mutlu olan adamı harika bir müzikle kutlayan biri yaptılar.

"Gece şöyleydi Gren böyleydi" demek gerçekten kötü olur, çünkü konserde her şey bir bütündü! Sadece “SEN” eksiktin (Favori parçam :) bkz : SEN)

Ki gelgelelim, yarın Kırklareli yolunda dinlemek için albümü D&R’ da bulamadım, bu da beni üzdü.

Sonucunda bize bu harika ziyafeti sunan GREN’e, onları karşımıza çıkaran Bronx Pi Sahne’ye ve bizi oraya gönderen Ayaklı Etkinlik Takvimi’ne çok teşekkürler.

*Fotoğraf için Ümit Coşan'a teşekkürler!

14 Ocak 2011

Hayko Cepkin Konseri Davetiye Sorusu!!!

14 Ocak Cuma akşamı Ghetto'da gerçekleşecek olan Hayko Cepkin konseri için 1 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Sorulan soruya mail atarak cevap veren 7. kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"Hayko Cepkin'in düet yaptığı Hollandalı sanatçı kimdir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com gönderebilirsiniz...

Badem Konseri Davetiye Sorusu!!!

14 Ocak Cuma akşamı Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek olan Badem konseri için 3 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!



Sorulan soruya mail atarak cevap veren 1.-5. ve 9. kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"Badem kimin şiiirlerini besteleyip yorumlamıştır?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com gönderebilirsiniz...

25 Aralık 2010

Yora Konseri Davetiye Sorusu!!!

25 Aralık Cumartesi akşamı Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek olan Yora konseri için 3 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!



Sorulan soruya mail atarak cevap veren ilk 3kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"Yora grubu dünyaca ünlü hangi müzik sitesinin İstanbul'da yaptığı şovlara dahil olmuştur?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

23 Aralık 2010

Redd Softcore Unplugged Davetiye Sorusu!!!

Renault sponsorluğunda 25 Aralık Cumartesi akşamı Babylon'da gerçekleşecek olan Redd konseri için 3 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Sorulan soruya mail atarak doğru cevabı veren 1.-5. ve 8. kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"Redd grubunun hangi şarkısı Norveç, Belçika, Fransa, İzlanda, İrlanda'da müzik listelerine girmeyi başarmıştır?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

20 Aralık 2010

Sakin Konseri @ Bronx Pi Sahne - Kaan Temizkan

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Sakin konserine giden Kaan Temizkan'ın kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Bronx Pi Sahne'ye gitmeden önce bir şeyler içelim dedik ama demez olaydık. Cuma akşamı kalabalığını unutmuşuz. Kalabalıklar yarıldı, Küçük Beyoğlu'nda konsere gidilecek arkadaşlarla buluşuldu, boş masalar ayarlandı, biralar tokuşturuldu, alelacele içildi ve Sakin'e doğru yol alındı. 5-10 dakika gecikmeyle mekana girildi.

Vestiyer ücretinin olmadığını öğrenmemizle, mekana girerken ki enerjimiz daha da katlandı. Nedense vestiyer ücreti beni hep rahatsız etmiştir. Üstelik pek güven de duymam, bunu da belirtmeden edemeyeceğim efenim.

Bronx Pi Sahne'nin doluluk oranı gayet iyiydi, fakat geç kalmış olmamız bize doğru düzgün bir yer bulma konusunda sıkıntı yarattı. Sahneye yakındık, ama yol ağzında bulunmamız, insanların ve bira pazarlayan arkadaşlarımızın müdahalelerine sık sık maruz kalmamıza sebebiyet verdi.
Sahneye doğru gözlerimizi diker dikmez pembe ışığın abartılığından rahatsız olduğumu farkettim. Peki ya sahnenin önünde duran güvenlik görevlisine ne demeliydi? Ne denilebilirdi ki?
Sakin'i daha önce birçok kez canlı izlemiş ve dinlemiş biri olarak söyleyebilirim ki, dinleyici kitlesinde gözle görülür bir biçimde değişim var. Popülerliğin Sakin'e yaramadığını düşünenlerdenim, antiparantez ifade etmek isterim.

Konserin geneli itibariyle ses sistemiyle ilgili sorunlar yaşandığı barizdi. (Babylon dışında, ses sisteminde sorun yaşanmadan bitirilmiş bir konser daha izleyemedik İstanbul'da efenim.)
Ortada ya Sakin'den ya da mekandan kaynaklı bir problem vardı. Özellikle Özdemir Dereli'nin gitarının tonu konser boyunca kulakları tırmaladı. Ben daha önce bir Telecaster'dan böyle bir ses çıkdığını duymamıştım. (Fazla tizdi, kusura bakmasın.)


Konserin ilerleyen kısımlarında basın sesinin yükseldiğini ve bütün sorunları telafi etmeye çalıştığı hissine kapılmadım değil. Davulda Soner Özışık'ın tekniğini başarılı bulan biriyim ama açıkcası onun da çok tok gelen tonları yer yer beni rahatsız etmedi desem yalan olur. Yeni albümden çaldıkları bir şarkıda kullandığı ilginç tekniği her ne kadar arkadaşlarla çözemesek de (Güvenlik görevlisinden dolayı Soner'i göremediğimizden olabilir), kulak kabartmayı ihmal etmedik. Davuldan adeta elektronik bir ritim geliyordu, şarkıya çok yakışmıştı.

Vokal performansı yine mükemmele yakın olan Onur'a da teşekkürleri bir borç biliyorum. Sahne duruşu, enerjisi ve güler yüzüyle tek başına bile, sakin için olumlu şeyler söylememizi gerektiren performanslarından birine imza attı. Eski şarkılardan eski tadı alamadık ama yeni şarkılardan güzel yeni tadlar aldık. Son birkaç yıldır konserlerinde çalmayı ihmal etmedikleri "Amazing" cover'ı elbetteki gecenin en eğlenceli anlarını yaşattı.

Daha iyi tonlarla, daha iyi ses sistemleriyle ve daha profesyonel ışıklarla başka konserlerde görüşmek üzere...
 
.fc-sectitle { color:#FFFFFF!important; }