ghetto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ghetto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2012

Taptaze: Ambulans

ZigZag çizen bir Ambulans... Hem olağan hem de olağanüstü! Artık hikayelerini anlatma zamanı geldi.


Aynı ruhta 4 beden: Turan, Özgen, Baran ve Şafak. Toplumun, mahallenin, okulun ve sistemin öğütlediğini yaptıktan sonra kendi hayallerinin ve arzularının peşinden gittiler. Aynı eve taşındıktan sonra birbirlerine hikayelerini anlatıp kendi şarkılarını yazmaya başladılar. Ve işte bu noktada Ambulans ve ZigZag ortaya çıktı.

Hikayelerinden biraz daha detaylı bahsedecek olursak... Vokal Turan, Southampton Üniversitesi'nde müzik pazarlaması üzerine yüksek lisans yaptıktan sonra Türkiye'ye dönerek fikirlerini grup arkadaşlarına açtı. Kendi bestelerini yapma konusunda hemfikir olan Turan ve Özgen lise yıllarından tanıdıkları ve Özgen'le birlikte müzik yapan Baran ve davulcuları Mehmet'i de gruba ekleyerek Ambulans'ı oluşturdular.

"Bütün müzik marketlerde, benzincilerde, hatta tezgahlarda. Belki bulursunuz belki de bulamazsınız." dedikleri albümleri nihayet çıktı. Çıkış şarkıları ve ilk klipleri olan olan Yangın Var'da Türk pop müziğinin önemli isimlerinden biri olan Sezen Aksu da vokal yaptı.

Bu arada unutmadan belirtelim, Ambulans'ın bu akşam Ghetto'da albüm lansman partisi var.

7 Şubat 2012

Tanıyın: Gürcan Ersoy

Türk Rock müziğine besteleri ve sesi ile yeni bir soluk getirecek olan Gürcan Ersoy’un, uzun zamandır beklenen ve sayısız duayenin dokunduğu ilk albümü “Ben ve Benim Gibi Çocukların Hakkında” raflarda!



Yazdığı şarkılarda yaşanmışlıklardan yola çıkan Gürcan Ersoy, olayların kendisinden ziyade, yarattığı etkiler ve bu etkilerin tetiklediği duygular üzerine besteler yapmaktadır. Albüm içinde yapılan seyahatte, dinleyiciye hep tanıdık gelen hisler, yepyeni bir üslup ve perspektifle anlatılıyor. “Yalnız olduğumu düşündüğüm anlarda, umut dolu kalabalık oldu bana..” diyen Gürcan Ersoy, şimdi başka kalabalıklar yaratmak için, yeni serüvenlere yelken açıyor..

Flat Production etiketi ile çıkan ve tamamı analog kaydedilen albümde Taylan Dedeoğlu, Tansel Doğanay, Uğur Gülbaharlı, Mehmet Çelik ve Murat İlkan gibi önemli müzisyenler yer alırken, miksleri ise Tarkan Gözübüyük, Ender Balcı, Murat Bulut, Alp Turaç gibi duayen isimler üstlendi. Mastering’i Erim Arkman tarafından yapılan albümde yer alan 15 parçanın tamamının söz, müzik ve düzenlemesi yine Gürcan Ersoy imzası taşıyor.



Gürcan Ersoy'dan bahsettikten sonra bir de konser haberini verelim. Gürcan Ersoy'un “Ben ve Benim Gibi Çocukların Hakkında” adlı albümünün lansmanından sonraki ilk İstanbul konseri yarın akşam Ghetto'da! Özel sahne şovları ve birçok sürprize ev sahipliği yapacak olan bu gecenin en özel sürprizi ise, Murat İlkan’ın konuk sanatçı olarak yer aldığı ‘Eski Şehir’ adlı parçanın merakla beklenen klibinin bu muhteşem gecede görücüye çıkacak olması...

Gürcan Ersoy - Facebook
Gürcan Ersoy - Twitter

10 Mart 2011

Jehan Barbur Konseri - Miray Zeybek

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Jehan Barbur konserine giden Miray Zeybek'in kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere.
Jehan Barbur konseri vardı bu akşam ve konser biter bitmez bu postu hazırlıyorum. Öncelikle gitmeme vesile olan Ayaklı Etkinlik Takvimi'ne teşekkürler!

Sesinin şanını duyduğum Jehan'ın duyguyla yoğurulmuş özgün şarkılarına oldukça samimi tavırları da eklenince Ghetto bambaşka bir ambiyans kapladı. Az kalsın bu meyhaneye kim sokmuş davulu, bas gitarı diyecektim. Bir konserden çok daha farklı bir geceydi.

Jehan'ın en sevilen ve en çok eşlik edilen şarkısı herhalde leylaydı. Biraz size şarkıdan bahsedeyim:
Dünya leyla
Unutmuş aşk nerde
Dönüp durmuş aynı yerde

Dünya hülya
Hayaller bitince
Hayat bulmuş senle bende

Bak gece gündüz oldu yine
Zaman durdu tek kadehte
Kime ne
Yok bitmez dertler içince
Boş bahane
Vur dibine

Dünya leyla
Unutmuş aşk nerde
Dönüp durmuş hep boş yere

Dünya güya
Şişenin dibinde
Kafam bi dünya oldu senle

Bak gece gündüz oldu yine
Zaman durdu tek kadehte
Kime ne
Yok bitmez dertler içince
Boş bahane
vur dibine

Dünya leyla olmuş
Unutmuş aşk nerde
Dönüp durmuş hep boş yere

Dünya hülya olmuş
Gerçekleri bitince
senle bende soluk bulmuş

Ve şarkıyı burdan dinleyebilirsin hatta bu sözleri gördükten sonra yan sekmede açın. Buyrun!! Eh biraz da geceden fotoğraflar ekleyeyim:

Hahahhaha kimliğini saklayan blogger fotoları gibi oldu ama merak etmeyin kameranın bir ayarı bozulmuş buyrun benden bir güzel kuble;

Beni en çok etkileyen galiba Gidersen şarkısı. Bu arada söylemeden geçmek olmaz Jehan şarkılarını söylerken oldukça duygulanıyor, hele de bizlerden biraz kıpırtı, biraz mırıldanma duyunca duyguları alev alıyor.

Jehan çok farklı, çok ezgili, çok anlamlı, çok sözlü, çok duygulu şarkıların kadını. Gidersen bana da bir dengini yolla Jehan :) Ona ve eşsiz müziğine buradan ulaşabilirsiniz.

PS: O kadar kara çamura rağmen anadoludan avrupaya geçtik ve dinledik. Helal olsun bize!!
Bloggerın Kendine Notu: Aaahh ahh kendin kaşınıyorsun Miray, gülünecek yerde gözlerini devirip sen ağlıyorsun, ağlama. Yine de gidersen bana da bir dengini yolla... Bir de Jehan'ın dediği gibi sensiz olur, bensiz olmaz!!

Gittiğim heryerden haberdar ve bana daha yakın olmak için @MirAnitchka.

9 Mart 2011

Jehan Barbur Konseri Davetitye Sorusu!!!

9 Mart Çarşamba akşamı Ghetto'da gerçekleşecek olan Jehan Barbur konseri için 3 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Sorulan soruya mail atarak doğru cevap veren ilk 3 kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

Şarkı sözlerini tamamlayın: "...... /....../ sana kandım ey hayat"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

26 Ocak 2011

Cem Adrian Konseri Davetiye Sorusu!!!

Burn sponsorluğunda 26 Ocak Çarşamba akşamı Ghetto'da gerçekleşecek olan Cem Adrian konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Sorulan soruya mail atarak cevap veren ilk 2 kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"Cem Adrian'ın "Ses değil, bir his performansı albümü" dediği Kayıp Çocuk Masalları'nın konukları kimlerdir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

21 Ocak 2011

Mor ve Ötesi @ Ghetto Davetiye Sorusu

21 Ocak Cuma akşamı Ghetto'da gerçekleşecek olan Mor ve Ötesi konseri için 1 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!



Sorulan soruya mail atarak cevap veren ilk kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"Mor ve Ötesi'nin 360 derece küresel görüntü kaydedilerek çekilen bir klibi geçtiğimiz aylarda interaktif bir müzik etkinliğinde yayınlanmıştı. Bu etkinlikte yayınlanan, Mor ve Ötesi'ne ait şarkının adı nedir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

14 Ocak 2011

Hayko Cepkin Konseri Davetiye Sorusu!!!

14 Ocak Cuma akşamı Ghetto'da gerçekleşecek olan Hayko Cepkin konseri için 1 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Sorulan soruya mail atarak cevap veren 7. kişi davetiyelerin sahibi olacak. O halde geçiyoruz soruya:

"Hayko Cepkin'in düet yaptığı Hollandalı sanatçı kimdir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com gönderebilirsiniz...

17 Aralık 2010

Beady Belle @ Ghetto, 17.12.2010 Davetiye Sorusu

Carlsberg sponsorluğunda 17 Aralık Cuma akşamı Ghetto'da gerçekleşecek olan Beady Belle konseri için 3 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!


Sorulan soruya mail atarak doğru cevabı veren ilk 3 kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyorum soruya:

"Beady Belle'nin bu Eylül ayında çıkarttığı stüdyo albümünün adı nedir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

27 Kasım 2010

Carlsberg sponsorluğunda 27 Kasım Cumartesi günü Ghetto'da gerçekleşecek olan Datarock konseri için 3 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!



Sorulan soruya mail atarak doğru cevabı veren ilk 3 kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyorum soruma:

"Datarock grubunun hangi şarkısı MTV'de yayınlanan Jersey Show'un bir bölümünde kullanılmıştır?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

24 Ekim 2010

Göksel & 45'likler Partisi by Alev Bahadır

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Göksel & 45'likler Partisi'ne giden Alev Bahadır'ın kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)
Dün davetiyeyi kazandıktan sonra heyecanla konser saatinin gelmesini bekledik ve yaklaşık 22.30 civarında Ghetto'ya gittik. Girişte herhangi bir sorun yaşamadık ve paltolarımızı vestiyere bıraktıktan sonra konserin yapılacağı alana geçtik. İçerisi çok kalabalıktı ve bir yerden bir yere geçmek epeyce bir zordu. Özellikle lavaboya gitmek için birçok kişiyi rahatsız etmek gerekiyordu. Onun dışında mekan gayet hoştu. Biralarımızı alıp kendimize duracak uygun bir yer bulup konseri beklemeye başladık. Ancak yaklaşık bir ya da bir buçuk saat sonra Göksel sahneye çıktı. Bu kadar beklemek sıkıcıydı ve biraz heves kaçırıcıydı; ancak muhteşem sahne performansıyla Göksel kendini affettirmeyi başardı :) Çok güzel bir akşamdı. Teşekkür ederim Ayaklı Etkinlik Takvimi'ne...

23 Ekim 2010

Dreadzone Davetiye Sorusu!!!

Burn sponsorluğunda 23 Ekim Cumartesi günü Ghetto'da gerçekleşecek olan Dreadzone konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Sorulan soruya mail atarak doğru cevabı veren ilk 2 kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyorum soruma:

"Dreadzone'un geçtiğimiz aylarda yayınladığı 6. stüdyo albümününün ismi nedir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

22 Ekim 2010

Multitap Konseri by Emre Aydoğdu

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Multitap konserine giden Emre Aydoğdu'nun kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

"Multitap izlerken ben sadece süper müzik dinlediğimi değil, tarihe tanıklık ettiğimi de hissediyorum. Er ya da geç, öyle veya böyle, "fark edilip" iman edilmeye başlanacak bir grup ile muhabbet içinde olmanın mutluluğu benimki. Takipçisinden televizyonda denk gelenine, simitçide karşılaşanından davetiye verenine, bence herkes bir parça şanslı. Dünkü tenha sayılabilecek konserde de aynı hissi yaşadım. "Ghetto'da konser verdiydiler, Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden kazandığım davetiyeyle gittiydim hatta. Üstelik sevgilimle ilk buluşmamdı, birlikte izlediğimiz ilk konser de Multitap konseri oldu." diyeceğim. Glastonbury'de izlerken "Paçalı donla gezdikleri zamanı biliyorum yeaa..." diyeceğim, elimdeki fotoğraflarla hunharca prim yapacağım.

"Renkleri koruyalım / Komşunun çocuğu da aynı şortu giyiyor / Solgun kalmayalım / Sonra anneme ayrı bir dert oluyor"

Sahneye o kadar yakışıyorlar ki. Tek bir kalbin dört odacığı gibi, tek bir beynin 4 yansıması gibi. Ya da belki 4 beynin birleşimi demek daha iyi anlatır. Adamların beyinleri tek yumurta dördüzleri gibi. Yukarıdaki zeka küpü her cümleyi sırasıyla söylüyormuş gibiler. Bir Radiohead fanatiği olarak, müzikal dehaları önünde saygıyla eğiliyorum. O üst ortak ritim duygusu, kendi içinde salınan melodiler, sakız gibi yapışan sözler... Onların da parçaları yaşıyor, organik. Son altı ayım Massive Attack'in Heligoland'i ve Multitap'in Takım Oyunu arasında geçti. Başka bir şeye uzun süre daha ihtiyaç duymayacak gibiyim. Her gün konser verseler her gün izlemek isterim. Dün sahnede, kötü ses sistemine rağmen yine harikalardı. Hakimiyetleri, yaptıkları işten duydukları keyif, o gevşekliğin altındaki profesyonellik... Onları izlerken yüzümde anlamsız bir tebessüm oluşuyor. "Nasıl da iyiler ve burnumun dibinde." diyorum.

MGMT cover'ı yaptıklarında ise o coşan kalabalığı görüp deli oluyorum. İlk özel buluşmamız olmasa, sevgilime "Hanım bana katanamı getir." derdim. Umarım hayatlarının geri kalanında MGMT cover'ı yapmazlar çünkü onlardan katbekat iyi müzik yaptıkları halde insanların duyar duymaz şartlı refleks gibi ekstra coşuvermeleri beni deli ediyor. Onlara her ne kadar insanların eğlenmesinin kafi geldiğini bilsem de, benim çok sinirimi bozuyor. Haksızlık gibi. Multitap duyup duyabileceğimiz en iyi şeylerden biri. Bunu dün olduğu gibi her konserde gösteriyorlar. "The Matrix" gerçek olsaydı, kahin Neo'ya kurabiye vermek yerine Multitap dinletirdi. Dünkü konsere davetiye verirdi sdlfkjsdk.

Multitap var olduğu sürece yarına inancım devam edecek. Dün bunu bir kez daha anladım."

Göksel & 45'likler Partisi Davetiye Sorusu!!!

22 Ekim Cuma günü Ghetto'da gerçekleşecek olan Göksel & 45'likler Partisi için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1. ve 4. kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyorum soruma:

"Göksel, Gökcan Sanlıman'ın Yesterday albümündeki hangi şarkısına eşlik etmiştir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Multitap Konseri by Çağatay Akdemir

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Multitap konserine giden Çağatay Akdemir'in kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)



Hafifte olsa yağan yağmurun etkisiyle hızlanan adımlarımızla attık kendimizi Ghetto'ya. Sanki sözleşmişiz gibi aynı anda Multitap da sahneye çıktı. İlk bakışta mekan çok kalabalık değildi, barda gözümüze kestirdiğimiz ilk yere hemen geçerek biralarımızı ısmarladık.

Multitap hitleri Battaniyem ve Çıbık ile hızlı bir başlangıç yaparak izleyicileri ısıtmayı başardı. Hemen akabinde Selim gecenin "Müzikal ziyafet" şeklinde geçeceğinin sözünü verdi. Kendi şarkıları dışında Oasis/Wonderwall başta olmak üzere başarıyla yorumladıkları cover'lara da mekandaki herkes keyifle eşlik etti. Grup elemanlarının yaydığı pozitif enerji ve sahnedeki duruşlarına ek olarak buram buram Depeche Mode kokmaları ayrıca dikkatimi çekti. Bu tespitin hemen sonrasında It's No Good çalmaları ne kadar haklı olduğumun göstergesi oldu :)

Multitap'ın canlı performansı beklentilerin çok üstüne çıkarak herkesi mutlu etti. Ghetto ise ferahlığı ve iyi havalandırmasıyla benden geçer not aldı. Bu güzel gece için Ayaklı Etkinlik Takvimi & Multitap teşekkürler!!

20 Ekim 2010

Multitap Davetiye Sorusu!!!

21 Ekim Perşembe günü Ghetto'da gerçekleşecek olan Multitap konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1. ve 5. kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyorum soruma:

"Takım Oyunu isimli albümlerinin prodüktörü kimdir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Bir Ghetto İstanbul Parov Stelar Konserinin Ardından by Elke Schmitter

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Parov Stelar Band konserine giden Elke Schmitter'in kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Benim için hem özel hem de müzikal nedenlerle “gitmezsek olmaz” bir konserdi 15 Ekim 2010 Ghetto İstanbul Parov Stelar konseri. Öğlen vakti çıkan “Ghetto İstanbul yanmış oğğğluuuam” tarzındaki şehir efsanelerine de itibar etmemiştim bu nedenle. Sakince Ghetto'yu aramış; telefona cevap veren nazik görevli sayesinde gerçekten de küçük bir teknik aksaklık yaşadıklarını ama yanma haberinin şehir efsanesinden başka bir şey olmadığını öğrenmiştim.

Bir Şeyler Eksik

Gel gör ki, bu konser nedeniyle Ghetto İstanbul, organizasyon konusunda hâlâ bir miktar eksik olduğunu kanıtladı ilerleyen zamanda. Organizasyon eksikliği mekanın mimari olarak ezeli beri yarattığı sorun mu yoksa düzenleyicilerden mi, ona da artık siz karar verirsiniz.

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden Davetiye

Bu işte bir basiretsizlik olduğu baştan belliydi. Konsere gitmeden önce yaşadığımız davetiye krizleri, var olan davetiyenin gelecek kişi sayısından az olması ilk sorunumuzdu. Sonra bir şans, bizim Ayaklı Etkinlik Takvimi Pelin Ekmekçi'den davetiye kazadım. Sağolsunlar, Ghetto İstanbul görevlileri kapıda gayet güleryüzlü karşıladı. Neşe içinde içeri girdik. İçeri bir kez giriş yapılınca bir daha çıkılamayacağını öğrenene kadar her şey çok güzeldi (!)

Yassah kardeşim!

Konser öncesi azıcık demlenelim, bir içki alıp dışarda sigaramızı yakalım dedik ancak dışarı çıkmak ne mümkün. Abiler Nuh diyor, peygamber demiyor. Girerseniz çıkamazsınız, çıkarsanız giremezsiniz derken biz sinir harbi ile tıpış tıpış konser salonuna döndük. Ancak yanımdaki arkadaş tam tiryaki. Kızın elleri titreyecek artık, o derece... Anladık ki kız için o konser, Parov Stelar'ı çok sevmesine rağmen işkenceye dönüşecek. Tabii o sırada tek işkencenin bu olacağını zannetmek gibi masum bir kafaydık.

Parov Stelar Band?

Size bu konser sonrası “Parov ne süper çaldı, aman da ne kadar eğlendik, böyle ortam süper, kızlar şahane” tadında bir şey yazmak isterdim ama ne yazık ki Parov Stelar'ın sahnede çok az kalması, konserin ilk 1 küsur saatinin “Band” olması devamında gelecek huysuzluklarımıza zemin hazırladı. Parov'un sahne aldığı 45 dakikayı geçmeyen kısımda, tıkış tepiş konser alanından dolayı 1,65 boyumuzla 1 metrekarelik alan bulamadık. Bara gidip içki almak, hadi aldın, millete çarpmadan içmek pek mümkün değildi.

Bu arada küçük bir not, siz Ghetto İstanbul organizasyon yetkililerine:

Sigara içemediği için iyice bunalan insanlar belli bir zaman sonra sigara yasağını hüpledip, sigaraları gümletti. Kapıdaki arkadaşların eline giriş çıkışları kontrol amacıyla bir barkod, damga ya da artık her ne ise ondan vermek bu kadar mı zor?
Ek olarak, ucu ucuna yetişen biletler ve tahminimce beklediğinizden fazla gelen davetli nedeniyle, kapasitesini aşan salonda, giriş çıkış yasağından dolayı insan sirkülasyonu da olamadığından, konser alanı doğal saunaya döndü. (Ne zaman gitsem üşüdüğüm Ghetto'da montumu çıkardım, o derece. Çıkarıp vestiyere vermez olaydım, o ayrı.)

Özetle diyerek konuyu kapatmak isterdim ancak işkence bununla sınırlı kalmadı. Bir şekilde ilk 1 saatin sonunda dışarı çıkmayı başardık, sigaralarımızı yaktık. Bu aralıkta konser devam ediyordu. “Şu bitsin öyle gireriz” derken Parovcuğumuzun konserinin bittiğini kendini güç bela dışarı atanlardan anladık.
Montlarımızı alalım derken sırayı görünce “şu sıra bitsin, öyle alırız” dedik. Onu da demez olaydık. İlk sigara bitti, ikincisi yakıldı, eldeki bira bitti derken vestiyer sırasında bir oynama olmadığını gördük.

Vestiyer İşkencesi

Kapının önünde gördüğümüz manzaraya bakılırsa o sıraya girmek imkansızdı. Ne yapalım, bari şu karşıda bir çorba içelim dedik. Yayıla yayıla içtik, sigaraları yaktık falan ama bir yandan da kapıyı gözlüyoruz ancak kalabalıkta eksilme olmadığı gibi sinirlerde bir gerilme söz konusu. Özetle; çorbacıda daha fazla vakit harcanmayacağına kanaat getirip Ghetto'ya döndüğümüzde çıkan manzara ne yazık ki içler acısıydı.

İyice gerilmiş, sinirleri zıplamış kalabalık vestiyeri sallıyordu. Kavga edenler, küfürleşenler, güvenlik görevlisinin dışarı attığı, yüzü sinirden kıpkırmızı kesilmiş çocuk... Belli bir kısım montundan vazgeçmiş kapıda laflıyordu. Artık daha fazla bekleyemeyeceğimizi anlayınca içeri girdik. Aslında o küçücük vestiyerde dahi üç görevli vardı ama nasıl oluyorsa bir türlü montlar bitmiyordu. Biz bir şekilde rica minnet kenardan montları aldık. Saat 1'e geliyordu. Ancak eminim ki daha uzu süre orada vestiyer sırası bekledi insanlar.

Ghetto İstanbul'a Notlar:

- Bir daha kapasitenizi aşacak davetli almayın.
- O kadar davetli olan mekanda bara bir iki tane işinde deneyimli, adam gibi içki hazırlayan insan koyun. Alan geniş, bar içinde daha fazla adam bulundurun. Votka hazırlayan kızın votka hazırlama şeklini görünce, şişe bira almanın daha mantıklı olduğunu gördüm.
- Şişe biraları soğutun. Değil bira, meyve suyu bile o sıcaklıkta içilmez!
- Hadi kapasitenizi aşacak kadar insanı içeri aldınız, insanların arada bir dışarı çıkmasına izin verin ki, ortam sirkülasyon sayesinde ferahlasın.
- Vestiyer meselesini işini bilen, adam gibi insanlara bırakın.
- Giriş çıkışları kontrol etmek için bir barkod, damga; artık her neyse, öyle bir sistem geliştirin.
- Zincir eğlence mekanı güvenini sarsmayın. Gerekiyorsa bu işi daha iyi bilenlerden ders görün, size büyük geleceğini hissetttiğiniz konserlerde profesyonel destek alın.

15 Ekim 2010 Ghetto İstanbul Parov Stelar konseri çalışanlarına notlar:

- O kadar aksilik ve kalabalığa rağmen yine de güleryüzlü davrandınız. Bravo.
- Sinirleri gerilmiş onca insana rağmen kavga gürültü çıkmasını engellediniz, yine bravo.
- Bu güleryüzlü haliniz ve sabrınızla umarım çok daha iyi organize edilmiş konserlerde karşılaşırız.

19 Ekim 2010

Soaked Davetiye Sorusu!!!

20 Ekim Çarşamba günü Ghetto'da gerçekleşecek olan Soaked konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1. ve 5. kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyorum soruma:

"Soaked grubunun ilk klibi hangi şarkıya çekilmiştir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

15 Ekim 2010

Parov Stelar Band Davetiye Sorusu!!!

Carlsberg sponsorluğunda 15 Ekim Cuma günü Ghetto'da gerçekleşecek olan Parov Stelar Band konseri için 1 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 8. kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyorum soruma:

"Parov Stelar'ın sahnede kullandığı diğer isimler (alias) nelerdir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

12 Ekim 2010

Kangroove by Gökhan Şirin

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Kangroove konserine giden Gökhan Şirin'in kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Dışarı çıkmanın bence en zevkli olduğu günde, Cumartesi akşamı Ayaklı Etkinlik Takvimi’ nden kazandığım davetiye ile Ghetto’ da Kangroove konserine gittik. Ghetto’ da her zamanki gibi atmosfer süperdi.

Kangroove’ yi ilk defa dinleme şansı buldum, ancak sahne performansları gerçekten harikaydı. Gecenin sonunda midye tavamı yerken bir an düşününce kendimi gerçekten müziğe doymuş olarak hissettim.

Ghetto’da dans edenlere de imrenen gözlerle bakmak zorunda kaldım, çünkü tarzımı bozmayıp ufak salınım hareketlerine devam etmem gerekiyordu ama içimde çılgınlar gibi dans eden bir Gökhan vardı tabii ki...

Bu muhteşem sahne performansı için Kangroove’a teşekkür ediyorum bundan sonrada sıkı bir takipçileri olacağım kesin. Ghetto’ya da her zamanki gibi %100 memnuniyetle mekandan ayrıldığım için teşekkür ederim.

Son olarak Ayaklı Etkinlik Takvimi’ne çok çok çok teşekkür ediyorum.

Bir başka davetiye sorusunda ve konser sonrası yazıda görüşmek üzere...

Kangroove by Emre Boztepe

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Kangroove konserine giden Emre Boztepe'nin kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Pelin'e sözüm vardı er ya da geç yazacaktım bu yazıyı. Er olamadı pek ama geç yazıyorum işte :)

Bundan yaklaşık bir hafta önce Ghetto'da Kangroove'u dinledik. İyi ki de dinledik. Uzun zamandan beri her şeyiyle bu kadar rahat bir organizasyon izlememiştim. Burada Ghetto'ya ayrı bir parantez açmak istiyorum. İstanbul piyasası için uzun sayılabilecek bir süredir konser/organizasyon işleri içindeler ve çıktıkları ilk günden beri aynı başarılı çizgiyi devam ettiriyorlar.

Kangroove konseri için de yukarıda söylediklerimden farklı bir şey söylemeyeceğim. Zamanında başlayan bir konser, başarılı bir ses/ışık düzeni.(sadece barkovizyondaki görselleri beğenmedim) Konsere gelen izleyiciyi güleryüzle karşılayan ve her fırsatta alkolü dayamaya çalışmayan personel. Tüm bunlar Bora'nın harika performansıyla güzel bir akşam kaçınılmaz oldu ( 10:00'da içeri girip de 1:00'e kadar beklediğim Kultur Shock konserini hatırladıkça) Yalnız sigara mevzusuna bir çözüm bulmalılar. En azından kapının önüne bir bölme açıp sigara içirebilirler. Zira bir çok kişi terasa çıkmak için kan ter içinde kaldı asansör olsa dahi.

Gelelim Kangroove'a. Bora Uzer'in, Kenan Doğulu'yla düet yapması en azından müzikal açıdan dinleyici kitlesine olumsuz etki etmiş. Zira içeride gece boyunca "Neredeyim ben yahu" diyen bir çok beyaz gömlekli arkadaş vardı içeride. Konser süresince bol bol Umut Sarıkaya ve ejderhalı gömleklerini andık. Dolayısıyla grubun seyirciyle olmasa bile seyircinin grupla arasındaki iletişimde bayağı bir kopukluk vardı. Yine de Bora Uzer normal performansını bir tık yukarı taşıyarak çoğu zaman o açığı kapattı. Micheal Jackson'dan, Jamiroquai'ye kadar klasik ama güzel bir Kangroove playlisti vardı. Bora Uzer harikaydı ama Can Çankaya ondan da harikaydı :) Öyle enerjik bol sallanmalı şahane bir konserdi işte.

Bu arada biraz da dedikodu. Çağla Şikel gece boyunca sahnenin hemen yanında dans etti ;)
 
.fc-sectitle { color:#FFFFFF!important; }