Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanmamın heyecanınının yerine benimle gelecek hiçkimseyi bulamamış olmamın burukluğu ile konsere gittim. Saat 11.00 gibi sahneye çıkan I Am Kloot konsere yavaş başladı. John Bramwell'in seyirciyle iletişimi çok güzeldi. Sürekli sohbet etti, samimiydi. Ancak her şarkı için "This is the song about drinking & disaster" demesi bir yerden sonra gülünç olmaya başladı : )
Grup konserin ortalarında From Your Favorite Sky ve ardından gelen John Bramwell'in solo performansından sonra tempoyu bayağı arttırdı. Twist, Cuckoo, Proof ard arda geldi, seyirci de bu kısımlarda temposunu arttırdı, dans etmeye ve şarkılara eşlik etmeye başladı. Konserden beklediğimi alabildim mi? Kısmen evet. Beklediğimden daha boştu, seyirci beklediğimden daha ruhsuzdu. Şarkılara eşlik eden kişi sayısı oldukça azdı, en önde dans eden insanlar kotardı diyebilirim. İşe I Am Kloot açısından bakacak olursak, iyi bir performans sergilediler, söylediğim gibi seyirciyle iletişimleri çok güzeldi. Ortalama 1.5 saat kadar kaldılar sahnede. Tatmin etti diyebilirim. En azından samimi bir ortamda canlı canlı, rahat rahat dinledik kendilerini :) Ayaklı Etkinlik Takvimi'ne teşekkürler. :)
Setlist ise şöyleydi:
Nortern Skies
Morning Rain
To the Brink
Sunlight Hits the Snow
Hey Little Bird
To You
Someone Like You
From Your Favorite Sky
Storm Warning
Over My Shoulder
86 T.V.s
Darkstar
I Still Do
Solo
Fingerprints
Moon is a Blind Eye
Same Deep Water
Because
Cuckoo
Twist
Proof
One Mean Brave
Life in a Day

TNK'yi daha önce hiç dinlememiştim, solistin sesini duyduğum ilk an söylediğim şey 'ne kadar tok sesi var, iyiymiş' oldu. Ben her zamanki gibi makinamı alıp önlere doğru ilerlemeye başlamıştım. Önde bi kaç kişi daha fotoğraf çektiğinden çok fazla uğraşmadım. Kendi şarkıları dışında bi kaç cover parça söylediler, ancak onlara eşlik edebildim. Konser zaten çok uzun sürmedi, bu nedenle pek anlatacak bi'şeyim yok. Çoğunluk da benim gibi yabancıydı sanki, şarkılara pek eşlik eden olmadı. Grubun en büyük eksiği dinleyenler ile iletişim kurmamasıydı. Sadece şarkı söylediler, haliyle insanlar da pek eğlenemedi. Geceyle ilgili anlatacaklarım bu kadar... Ayrıca Ayaklı Etkinlik Takvimi'ne tekrar teşekkür etmeyi bi borç bilirim...

Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1.-3. ve 5. kişi davetiyenin sahibi olacak.
Soracağım soruya 

addresistanbul'da bulunan tasarım ve mobilya dükkanlarına yayılacak olan sergi, yaratımın iki farklı alanındaki ortak zevkleri araştıran keyifli bir tahmin oyunu.


Oldukça sıkıcı geçen bir haftanın acısını çıkarmak üzere cumartesi akşamı yiğenim ve ben Multitap'ı izlemek üzere Bronx Pi'de yerimizi almıştık. Tüm yaz boyunca adete dilimizde marş olan ''Battaniyem''i ve ''Çıbık''ı canlı dinlemek oldukça keyifliydi. Her ne kadar 45 dakikalık gecikmeyle sahneye çıksalar da, Selim'in ve diğer grup elemanlarının enerjisi sayesinde bunu çok önemsemedik.
Modern müzik anlayışındaki tarz, köken ve kadro kalıplarından etkilenmeden kendilerine has olanı yaratan müzisyenler kolektifi Archive’ın temelleri Danny Griffiths ve Darius Keeler tarafından Güney Londra’da atıldı.
Rampa 18 Eylül -23 Ekim tarihleri arasında Güçlü Öztekin’in ‘kAPLANKADİLAk -Pis bir adamdı ama ellerini iyi yıkardı’ adlı 4. kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Bu sergi aynı zamanda İstanbul sanat dünyasının yeni mekanı Rampa’nın da ikinci sergisi olma özelliğini taşıyor.







Dün gece için ne desem, ne yazsam bilemiyorum gerçekten. "17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nin en'lerini say" deseler Tony Bennett konserini hangi kategoriye koyacağımı bilemem. "All in one" gibi bir kategori açma şansımız varsa Tony Bennett konserini kesinlikle buna dahil ederim. En heyecanlı, mutluluk verici, masalsı, romantik, zarif, naif... Daha nasıl ifade edebilirim hiçbir fikrim yok!
Seyircilerden bazıları Tony Bennett'nin şarkılarına eşlik ederken bazıları da 84 yaşında olup bu denli nasıl dinç kaldığını tartışıyordu. Ara ara Tony Bennett ile ilgili başka konuşmalara da kulak misafiri oldum. Aslında ressam olduğu, Stranger In Paradise şarkısının Tony Bennett eseri olduğu, 1950'lerde deli gibi kadın hayranı olduğu konuşulan diğer konulardı. Şarkı aralarındaki dedikoduların haddi hesabı yok tabii :))
17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nin sona yaklaştıkça 1 güne düşen konser sayısı fazlalaşıyor, karar vermek gittikçe zorlaşıyor mu bana mı öyle geliyor? Festivali benim gibi sıkı sıkı takip edenler hemfikir mi benimle bilemiyorum. Bir yandan bu akşam gideceğim The Brand New Heavies, Tony Bennett, Grace Jones, Seal ve Buika konserleri için ayrı ayrı heyecanlanırken bir yandan da "İyi güzel, her gün ayrı bir konsere gidiyoruz da 17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nin de sonuna geliyoruz" diye üzülmüyor değilim...
Doğruya doğru, 17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali programı açıklandığında Imogen Heap'in ismini festival dahilinde görünce havalara uçtum! :) Yavaş da olsa görmek istediklerim listesidekilerin üzerinden birer ikişer geçiyor olmak çok güzel.
Seyirciyi 3'e bölerek kocaman çok sesli bir koro oluşturdu önce ve sonra Just For Now şarkısını söylettirdi. İnanın tüylerim diken diken oldu! Her şey masalsı gibiydi. Zaten sahne dekorundan da anlayabilirsiniz. Ağaç altında camdan yapılmış gibi duran piyanosu, müzikler, coşku... Just For Now'dan hemen sonra belki de en sevdiğim şarkısı olan Speeding Cars çalmaya başladı. Artık o şarkıyı da canlı canlı dinledikten sonra huzur içinde eve dönebileceğimi anladım :)
Garanti Bankası
