15 Ekim 2010

Pinhani Davetiye Sorusu!!!

15 Ekim Cuma günü Jolly Joker Balans'ta gerçekleşecek olan Pinhani konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren ilk 2 kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyorum soruma:

"Pinhani hangi dizinin müziklerini yapmaktadır?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Parov Stelar Band Davetiye Sorusu!!!

Carlsberg sponsorluğunda 15 Ekim Cuma günü Ghetto'da gerçekleşecek olan Parov Stelar Band konseri için 1 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!

Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 8. kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyorum soruma:

"Parov Stelar'ın sahnede kullandığı diğer isimler (alias) nelerdir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Uluslararası İstanbul Tasarım Bienali İçin Hazırlıklar Başladı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı, Türkiye’de bir ilke daha imza atarak, 2012 yılından itibaren Uluslararası İstanbul Tasarım Bienali’ni hayata geçiriyor.

Tasarımı anlamak, anlatmak ve bu konudaki farklı tartışma noktalarını İstanbul’un kültür ve sanat yaşamının gündemine getirmek hedefiyle yola çıkan Uluslararası İstanbul Tasarım Bienali’nin ilki 2012 yılında gerçekleştirilecek. Tasarım Bienali’ne kadar olan hazırlık sürecinde sempozyum, atölye çalışmaları ve sergilerden oluşan çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Bu kapsamdaki ilk etkinlik, 2-3 Aralık 2010 tarihlerinde Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenecek Uluslararası İstanbul Tasarım Sempozyumu olacak.

Uluslararası İstanbul Tasarım Bienali, kentsel tasarım, mimarlık, iç mimarlık, endüstriyel tasarım grafik tasarım, moda gibi ana alanlar ve bunların alt alanlarının yanı sıra, yaratıcı endüstrilerdeki tüm disiplinlere açık olacak. Çağdaş yaşam koşulları içerisinde tasarım odaklı düşünmenin hayati önemini vurgulamayı hedefleyen Tasarım Bienali kapsamında ulusal ve uluslararası tasarım sergileri, tematik sergiler, atölye çalışmaları, söyleşiler ve özel projeler yer alacak.

“Tasarım ve”: Uluslararası İstanbul Tasarım Sempozyumu2 ve 3 Aralık’ta Gerçekleştiriliyor!

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın Tasarım Bienali kapsamındaki ön hazırlık etkinliklerinden biri olan Tasarım Sempozyumu, 2 Aralık Perşembe ve 3 Aralık Cuma günleri Kadir Has Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek.

Kadir Has Üniversitesi’nin mekân sponsorluğu ile düzenlenen Tasarım Sempozyumu, iki gün boyunca dünyadan ve Türkiye’den tasarım dünyasındaki yaratıcı kimlikleri ile öne çıkmış 16 konuşmacıya ev sahipliği yapacak.

Üniversitenin 400 kişilik büyük oditoryumunda 09.00-18.00 saatleri arasında, gerçekleştirilecek Sempozyum’da “Tasarım ve” tasarımın etkileşimde olduğu insan, çevre, kültür, politika,ekonomi, eğitim, teknoloji ve bilim gibi alanlar ile ilişkisi tartışılacak. Ayrıca, farklı sektörlerdenönde gelen simlerin sunumlarıyla, İstanbul özelinde tasarım ve kent konusu da irdelenecek.

Sempozyuma katılacak konuşmacılar arasında; Uluslararası İstanbul Tasarım Bienali Danışma Kurulu’nda da yer alan Alphan Manas, Defne Koz, Deyan Sudjik, Faruk Malhan, George Beylerian, Prof. John Heskett, Levent Çalıkoğlu ve Doç. Dr. Mehmet Asatekin’in yanı sıra, Prof. Dr. Alpay Er, Bruce Nussbaum, Bahar Korçan, Deborah Dawton, Gamze Güven, Gökhan Avcıoğlu, Yard. Doç. Dr. Serhan Ada, Seyhan Özdemir, Prof. Dr. Tevfik Balcıoğlu, Thomas Lockwood ve Valerio Castelli gibi isimler yer alıyor.

Farklı disiplinlerden tasarımcılar, tasarım yatırımcıları, büyük, orta ve küçük ölçekli firma temsilcileri, mesleki kurum ve kuruluşların üyeleri, bürokratlar, öğrenciler, akademisyenler, ulusal ve uluslararası basın mensupları ile tasarımla ilgilenen herkes, sempozyumun izleyicileri arasında yer alacak. Sempozyumun, bu konuda Türkiye’de bugüne dek gerçekleştirilmiş en kapsamlı bilgipaylaşımı platformunu yaratması hedefleniyor.

14 Ekim 2010

Basti (Tiefschwarz) Davetiye Sorusu!!!

Binboa sponsorluğunda 15 Ekim Cuma günü Babylon'da gerçekleşecek olan Basti (Tiefschwarz) konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!



Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1. ve 4. kişi davetiyenin sahibi olacak.O halde geçiyorum soruma:

"Berlin'de düzenlediği underground partilerle tanınan ve yarın akşam Basti'ye eşlik edecek olan müzisyen kimdir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Gece Davetiye Sorusu!!!

15 Ekim Cuma günü Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek olan Gece konseri için 3 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!


Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren ilk 3 kişi davetiyenin sahibi olacak.O halde geçiyorum soruma:

"Gece'nin ilk albümü olan İçinde Saklı'nın prodüktörü kimdir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Richie Kotzen Davetiye Sorusu!!!

14 Ekim Perşembe günü Jolly Joker Balans'ta gerçekleşecek olan Richie Kotzen konseri için 1 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!


Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren ilk kişi davetiyenin sahibi olacak.O halde geçiyorum soruma:

"Richie Kotzen ilk albümünü kaç yaşında çıkarttı?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Ceyl'an Ertem Sezen Aksu Tribute by Ozan Öke

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Ceyl'an Ertem Sezen Aksu Tribute konserine giden Ozan Öke'nin kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Ceylan Ertem' in performansının iyi olacağını biliyordum da bu kadar iyi olacağını bilsem
tüm arkadaşlarımı da çağırırdım. Dün akşam hayatımda gördüğüm en iyi Türkçe performanslardan birini izledim.

Gece aslında sakin başladı. Acaba sıkılır mıyım diye düşünüyordum, hatta Sezen şarkılarından dolayı melankoliye de bağlarmıyım diye çekincelerim vardı. Fakat Ceylan hepsini 2 dakikada sildi. Bütün şarkıları o kadar hissederek o kadar güzel söyledi ki performansına aşık oldum.

Slow şarkılarda sanki sözleri kendisine aitmiş, şarkıyı kendisi yazmış gibi o kadar içten söyledi ki tüylerim diken diken oldu. Hele Beni unutma' yı söylediğinde baya bir melankolik oldum ama sonra ada vapuru yandan çarklı diyerek, şinanay şinanay toparladık geceyi.

Gecenin süprizi Ceylan' ın mikrofonunun bozulmasıyla ortaya çıktı. Ceylan "Evet Murat şimdi size bir Levent Yüksel şarkısı söylecek" dedi. Murat' ta Ceylan' ı kırmadı ve çok süper
bir performansa imza attı.

Dün geceden beri Sezen Aksu ve Levent Yüksel dinliyorum. Tek üzüntüm bu tek seferlik bir projeymiş. Umarım Ceylan bu projeyi devam ettirmeyi düşünür...

Son olarak Ayaklı Etkinlik Takvimi sen olmasan hayatta haberim olmazdı bu projeden, çok sağol. İkinci kez senden davet kazandım, ikisinde de süper performanslar izledim. Sıkı takipçin olarak kalacağım benden kaçamazsın!

Ceylan Ertem Sezen Aksu Tribute by Tuna Öztürk

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Ceyl'an Ertem Sezen Aksu Tribute konserine giden Tuna Öztürk'ün kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)


Yağmur çamur demedik düştük yola ve Hayal Kahvesi’ne konser başlamadan vardık. Ekonomimizdeki bütçe sıkıntısından dolayı dışarıda demlenip sonra içerideki yerimizi aldık.

80’lerin çocukları, 90’ların gençliği oradaydı. Başlasın artık diye beklerken bir yandan da Sezen Aksu Tribute nasıl olacak diye düşünüyorduk. Çocukluğumuzdan beri kulağımıza kazınan şarkılar Gülümse ile başladı, Güllerim Soldu ile akışa geçti. Ceylan’ın dediğine göre en başta çalması kolay diye düşünmüşler. "Ama hiç de öyle değil" diyor. Çalarken çok keyif aldıkları belliydi. İzleyenlerin de...

Ceylan’ı en son BarışaRock sahnesinde Anima ile izlemiştim. Yeri dar olmasına rağmen yine kıpırkıpırdı. Bu proje devam ederse Sezen Aksu şarkılarını sevenler bir de Ceylan Ertem yorumunu görmeliler. Eminim hoşlarına gidecektir.

Son olarak... Sevgili Ayaklı Etkinlik Takvimi, dışarıda yağmur varken evde rutinlerle geçmesi beklenen sıradan bir geceyieğlenceli bir hale getirdin. Teşekkür ediyoruz. Takipteyiz, iyi ki varsın!

12 Ekim 2010

Ceyl'an Ertem Davetiye Sorusu!!!

13 Ekim Çarşamba günü Beyoğlu Hayal Kahvesi'nde gerçekleşecek olan Ceyl'an Ertem konseri için 4 adet çift kişilik davetiye sahiplerini arıyor!


Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1.-3.-5. ve 9. kişi davetiyenin sahibi olacak.O halde geçiyorum soruma:

"Ceylan Ertem'in Türkiye'deki kadın caz müzisyenlerini konu alan radyo programının adı nedir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

123 Davetiye Sorusu!!!

13 Ekim Çarşamba günü Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek olan 123 konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahiplerini arıyor!

Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1. ve 6. kişi davetiyenin sahibi olacak.O halde geçiyorum soruma:

"123'ün üçleme niteliğindeki albümlerinden ikincisine hem adını verip hem de eşlik eden dünyaca ünlü Norveçli trompetçi (ad-soyad) kimdir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Ceyl'an Ertem Sezen Aksu Tribute

İlk solo albümü Soluk'un konserlerine devam eden Ceylan Ertem, sadece Beyoğlu Hayal Kahvesi’ne özel bir repertuarla dinleyicileri ile buluşuyor.

Küçük bir kızken dinlediği Sezen Aksu ve Onno Tunç şarkılarını kendine özgü yorumu ile seslendirecek olan Ceylan Ertem, sizi 80 ve 90’ların yağmurlu sokaklarında gezdirecek.
Konser, 13 Ekim Çarşamba günü saat 22:30’da Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde, 5 adet çift kişilik davetiye bugün Ayaklı Etkinlik Takvimi'nde...

The Notwist

Ayaklı Etkinlik Takvimi, The Notwist konseri için Salon İKSV'deydi!

The Notwist konserinin haberini birkaç ay önce Last FM'in etkinlikler bölümünü gezerken aldım. İnanamadım, koşup official sitelerine ve MySpace'lerine baktım."Zaten Markus Acher Lali Puna ile de çalıyor. Birer gün ara ile sahne alıyorlarsa kesin doğrudur!" diye düşünerek geleceklerine rahatlıkla kesin gözüyle baktım.

Konser günü Taksim'e biraz erken gidip oranın tadını çıkaralım dedik. Bunu derken ne trafikten ne de arabayı kullanan arkadaşımın sapması gereken yeri kaçıracağından haberim vardı. Aah tabii TRT binasının yanındaki sapağın polisler tarafından kapatılması gecemize ayrı renk kaldı. Üstüne arkadaş döneceği yeri kaçırınca kendimizi Kadir Has Üniversitesi önünde bulduk. Her neyse...

Saat 21:30 civarı Salon İKSV'nin önünden geçerken kapıların yavaş yavaş açıldığını fakat kimselerin olmadığını gördük. "Biraz daha vaktimiz var" düşüncesiyle İstiklal'de bakınmaya karar verdik.Saat 22:30 olduğunda Salon İKSV'nin hemen yan tarafındaki inşaatın önündeydik. O noktadan Salon önündeki kalabalığı görseydiniz eminim benim gibi gözlerinize inanamazdınız. Bir an için içeri giriş ya da bilet kuyruğu sandım. Sonra aklıma Salon'un 1 gün önce yaptığı tweet'i geldi aklıma. Meğerse insanlar konser öncesi son sigaralarını içiyormuş :)

İçeri girdiğimizde konser daha başlamadan tıklım tıklım olan Salon, The Notwist'in başlamasıyla birlikte içeri doluşan insanlar sebebiyle dalgalandı. Çok sis ve duman içinde kalan seyirciler 2. olarak bu şoku da atlattıktan sonra kendini müziğe verdi. Bu arada Salon'un üst katında ayaklarını sallandıra sallandıra konser izleyen insanları kıskanmadım desem yalan olur. Her ne kadar üst katta yanlarda konser izlemek bana çok cazip bir fikirmiş gibi gelmese de ayakları sallandırma rahatlığında ve itiş kakış olmadan izliyor olmaları kıskandırdı :)

Biraz seyircilerden bahsedelim... "The Notwist'in şarkı aralarında DJ'e bağladığını düşünerek devamlı "whoaaaa!" diye bağırıp elleri kolları birkaç saniye havada, birkaç saniye yanındaki insanlara çarpanlar vardı" desem yeterli olacaktır sanırım. Konserlerde herkesin gönlünce eğlenmelerine ve hareket etmelerine hoşgörü ile yaklaşan ben, bu konserde yanımdaki kızın abartı bir şekilde dans edip video çekerken devamlı koluma ve çantama çarpmasından anormal rahatsız oldum. Gene de sesimi çıkartmadım. En arkalardan gelip sorgusuz sualsiz aramızda -abartmıyorum- 5 cm boşluk bırakarak dikilen ve Salon ortalamasına göre uzun kalan çifte kayıtsız kalamadım. Omzuna minik minik öldüren pıt pıtlardan yapar yapmaz hatasını anlayan çift, çok şirin bir şekilde "Önümüze geçmek ister misiniz? Böylece sizi engellememiş oluruz" dedikleri için birkaç dakika önce yaptıkları ayıbı unutturdular :)

Your Signs, Another Planet gibi çok sevdiğim ve seyircilerin de beklediği şarkılarını çalmadılar. Pick Up The Phone, Chemicals, Neon Golden, Pilot gibi popüler ve seyirciler tarafından sevilen şarkılarında ise herkes onlara eşlik ediyordu. Şarkı geçişleri, sahne ışıkları, The Notwist elemanlarının hepsinin yerinde duramaması... Son şarkılara geldiğimizde gözlerimi kapatıp tamamen müziğe verdim kendimi.

Konser bitip dışarı çıktığımızda hava değişmiş, deli gibi yağmur yağmış, sigara içenler kapı önüne dizilmiş konserin nasıl geçtiğinden bahsediyorlardı. Bense konser hakkında şunu dedim: "Yer yer arıza, yer yer özellikle rahatsız etmek istenmiş ve başarıyla rahatsız edilmiş, altı çok dolu bir müzik dinledim." :)

Kangroove by Gökhan Şirin

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Kangroove konserine giden Gökhan Şirin'in kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Dışarı çıkmanın bence en zevkli olduğu günde, Cumartesi akşamı Ayaklı Etkinlik Takvimi’ nden kazandığım davetiye ile Ghetto’ da Kangroove konserine gittik. Ghetto’ da her zamanki gibi atmosfer süperdi.

Kangroove’ yi ilk defa dinleme şansı buldum, ancak sahne performansları gerçekten harikaydı. Gecenin sonunda midye tavamı yerken bir an düşününce kendimi gerçekten müziğe doymuş olarak hissettim.

Ghetto’da dans edenlere de imrenen gözlerle bakmak zorunda kaldım, çünkü tarzımı bozmayıp ufak salınım hareketlerine devam etmem gerekiyordu ama içimde çılgınlar gibi dans eden bir Gökhan vardı tabii ki...

Bu muhteşem sahne performansı için Kangroove’a teşekkür ediyorum bundan sonrada sıkı bir takipçileri olacağım kesin. Ghetto’ya da her zamanki gibi %100 memnuniyetle mekandan ayrıldığım için teşekkür ederim.

Son olarak Ayaklı Etkinlik Takvimi’ne çok çok çok teşekkür ediyorum.

Bir başka davetiye sorusunda ve konser sonrası yazıda görüşmek üzere...

Kangroove by Emre Boztepe

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Kangroove konserine giden Emre Boztepe'nin kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Pelin'e sözüm vardı er ya da geç yazacaktım bu yazıyı. Er olamadı pek ama geç yazıyorum işte :)

Bundan yaklaşık bir hafta önce Ghetto'da Kangroove'u dinledik. İyi ki de dinledik. Uzun zamandan beri her şeyiyle bu kadar rahat bir organizasyon izlememiştim. Burada Ghetto'ya ayrı bir parantez açmak istiyorum. İstanbul piyasası için uzun sayılabilecek bir süredir konser/organizasyon işleri içindeler ve çıktıkları ilk günden beri aynı başarılı çizgiyi devam ettiriyorlar.

Kangroove konseri için de yukarıda söylediklerimden farklı bir şey söylemeyeceğim. Zamanında başlayan bir konser, başarılı bir ses/ışık düzeni.(sadece barkovizyondaki görselleri beğenmedim) Konsere gelen izleyiciyi güleryüzle karşılayan ve her fırsatta alkolü dayamaya çalışmayan personel. Tüm bunlar Bora'nın harika performansıyla güzel bir akşam kaçınılmaz oldu ( 10:00'da içeri girip de 1:00'e kadar beklediğim Kultur Shock konserini hatırladıkça) Yalnız sigara mevzusuna bir çözüm bulmalılar. En azından kapının önüne bir bölme açıp sigara içirebilirler. Zira bir çok kişi terasa çıkmak için kan ter içinde kaldı asansör olsa dahi.

Gelelim Kangroove'a. Bora Uzer'in, Kenan Doğulu'yla düet yapması en azından müzikal açıdan dinleyici kitlesine olumsuz etki etmiş. Zira içeride gece boyunca "Neredeyim ben yahu" diyen bir çok beyaz gömlekli arkadaş vardı içeride. Konser süresince bol bol Umut Sarıkaya ve ejderhalı gömleklerini andık. Dolayısıyla grubun seyirciyle olmasa bile seyircinin grupla arasındaki iletişimde bayağı bir kopukluk vardı. Yine de Bora Uzer normal performansını bir tık yukarı taşıyarak çoğu zaman o açığı kapattı. Micheal Jackson'dan, Jamiroquai'ye kadar klasik ama güzel bir Kangroove playlisti vardı. Bora Uzer harikaydı ama Can Çankaya ondan da harikaydı :) Öyle enerjik bol sallanmalı şahane bir konserdi işte.

Bu arada biraz da dedikodu. Çağla Şikel gece boyunca sahnenin hemen yanında dans etti ;)

11 Ekim 2010

Richie Kotzen Bu Perşembe İstanbul'da!

Üstün tekniğe sahip gitar virtüözü Richie Kotzen ilk kez Türkiye'de!

Over The Rainbow, Vinnie Moore, Hail!, Marillion, Caspian gibi grupların ilk Türkiye konserlerini gerçekleştiren MOOD PRO’dan bir ilk daha!

Rock, blues, metal, jazz, fusion gibi birbirinden farklı müzik türlerini başarılya yorumlayan gitar virtüözü Richie Kotzen ilk albümünü 17 yaşındayken çıkardı ve kısa sürede bir çok müzisyenin birlikte çalışmak için can attığı bir müzisyen haline geldi. Greg Howe, T.M.Stevens, Gregg Bissonette, Guthrie Govan, Marco Mendoza ve Stanley Clarke gibi usta müzisyenlerle çalışma fırsatı da yakalayan Kotzen ayrıca dünyaca ünlü POISON ve MR. BIG gruplarıyla da çalmıştır.

Üstün tekniğe sahip (Guitar Techniques dergisinin bir sayısında Steve Vai'nin bir licki medium - orta ile ele alinirken, Richie Kotzen'inki very hard - çok zor statüsündedir), gamlara son derece hakim, müzikte arayış içinde olan Richie Kotzen, özellikle son yıllarda yayınladığı blues ve klasik rock arası albümleriyle daha geniş kitlelere hitap etmeye başlamış ve bu sayede de 2006 yılında ünlü grup ROLLING STONES'un turnesinde açılış grubu olarak sahne aldı.

Dünyaca ünlü POISON ve MR. BIG gruplarıyla yaptığı albümler ile birlikte solo albümleri ile ülkemizde, özellikle bayan dinleyiciler tarafından, ilgiyle takip edilen Richie Kotzen'in ilk İstanbul konseri büyük ses getirecek!

Richie Kotzen, başta Paying Dues olmak üzere bir çok hit şarkı barındıran yeni albümü Peace Sign dünya turnesi kapsamında 14 Ekim 2010 Perşembe gecesi MOOD PRO organizasyonu ile İstanbul'da! Richie Kotzen konseri Jolly Joker Balans’ta gerçekleşecek. Jolly Joker Balans’ta geniş bir sigara içme alanı bulunmaktadır.

Richie Kotzen konseri için 1 adet çift kişilik davetiye Çarşamba günü Ayaklı Etkinlik Takvimi'nde...

I Am Kloot by Simla Leventoğlu

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak I Am Kloot konserine giden Simla Leventoğlu'nun kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanmamın heyecanınının yerine benimle gelecek hiçkimseyi bulamamış olmamın burukluğu ile konsere gittim. Saat 11.00 gibi sahneye çıkan I Am Kloot konsere yavaş başladı. John Bramwell'in seyirciyle iletişimi çok güzeldi. Sürekli sohbet etti, samimiydi. Ancak her şarkı için "This is the song about drinking & disaster" demesi bir yerden sonra gülünç olmaya başladı : )

Grup konserin ortalarında From Your Favorite Sky ve ardından gelen John Bramwell'in solo performansından sonra tempoyu bayağı arttırdı. Twist, Cuckoo, Proof ard arda geldi, seyirci de bu kısımlarda temposunu arttırdı, dans etmeye ve şarkılara eşlik etmeye başladı. Konserden beklediğimi alabildim mi? Kısmen evet. Beklediğimden daha boştu, seyirci beklediğimden daha ruhsuzdu. Şarkılara eşlik eden kişi sayısı oldukça azdı, en önde dans eden insanlar kotardı diyebilirim. İşe I Am Kloot açısından bakacak olursak, iyi bir performans sergilediler, söylediğim gibi seyirciyle iletişimleri çok güzeldi. Ortalama 1.5 saat kadar kaldılar sahnede. Tatmin etti diyebilirim. En azından samimi bir ortamda canlı canlı, rahat rahat dinledik kendilerini :) Ayaklı Etkinlik Takvimi'ne teşekkürler. :)
Setlist ise şöyleydi:

Nortern Skies
Morning Rain
To the Brink
Sunlight Hits the Snow
Hey Little Bird
To You
Someone Like You
From Your Favorite Sky
Storm Warning
Over My Shoulder
86 T.V.s
Darkstar
I Still Do
Solo
Fingerprints
Moon is a Blind Eye
Same Deep Water
Because
Cuckoo
Twist
Proof
One Mean Brave
Life in a Day

10 Ekim 2010

8 Ekim 2010 TNK Konseri by Selcan Aydın

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak TNK konserine giden Selcan Aydın'ın kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Cuma gecesi ile ilgili bi'şeyler karalayacağım şimdi söz verdiğim gibi :] Evet, başlıyorum.
Deli gibi yağan yağmura aldırmadan yollara düştük. Pi'ye vardığımızda pantolonlarımız makineden çıktığı halinden daha ıslaktı. İçeri girdiğimizde saat 22:40 civarıydı ve mekan kalabalıklaşmaya başlamıştı. Geç çıkacaklarını düşünerek bara yöneldik ve içkilerimiz doldurulmasıyla sahneden ilk şarkının sesini duymamız bir oldu.

TNK'yi daha önce hiç dinlememiştim, solistin sesini duyduğum ilk an söylediğim şey 'ne kadar tok sesi var, iyiymiş' oldu. Ben her zamanki gibi makinamı alıp önlere doğru ilerlemeye başlamıştım. Önde bi kaç kişi daha fotoğraf çektiğinden çok fazla uğraşmadım. Kendi şarkıları dışında bi kaç cover parça söylediler, ancak onlara eşlik edebildim. Konser zaten çok uzun sürmedi, bu nedenle pek anlatacak bi'şeyim yok. Çoğunluk da benim gibi yabancıydı sanki, şarkılara pek eşlik eden olmadı. Grubun en büyük eksiği dinleyenler ile iletişim kurmamasıydı. Sadece şarkı söylediler, haliyle insanlar da pek eğlenemedi. Geceyle ilgili anlatacaklarım bu kadar... Ayrıca Ayaklı Etkinlik Takvimi'ne tekrar teşekkür etmeyi bi borç bilirim...

9 Ekim 2010

I Am Kloot Davetiye Sorusu!!!

9 Ekim Cumartesi günü Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek olan I Am Kloot konseri için içki ikramlı 3 adet çift kişilik davetiye sahiplerini arıyor!


Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1.-3. ve 5. kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyorum soruma:

"I Am Kloot 2010 yılında hangi müzik ödülüne aday gösterildi?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

8 Ekim 2010

TNK Davetiye Sorusu!!!

8 Ekim Cuma günü Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek olan TNK konseri için 3 adet çift kişilik davetiye sahiplerini arıyor!

Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1.-3. ve 5. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:

"TNK'nin Söyle Ruhum albümündeki çalışmaları tamamlanmış olan 2. klip şarkılarının adı nedir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

6 Ekim 2010

DDR / RICOCHET Davetiye Sorusu!!!

7 Ekim Perşembe günü Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek olan DDR ve Ricochet konserleri için sürprizli 3 adet çift kişilik davetiye sahiplerini arıyor!

Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1., 3. ve 7. kişiler davetiyelerin sahibi olacak.

Sorum da şu:

"Ricochet grubunun, 2007 Ekim ayında yayımlanan Türkiye'den Alternatif Rock Vol.1 Voltaj (Doublemoon) toplamasında yer alan şarkısının adı nedir?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com'a gönderebilirsiniz...

I Am Kloot @ Bronx Pi Sahne, 09.10.2010

Gitar ve vokalde John Bramwell, bass gitarda Peter Jobson and davulda da Andy Hargreaves’den oluşan 2010 ‘’Barclaycard Mercury Music Prize’’ adayı I Am Kloot Bronx Pi Sahne’de!


Müzikal yolculuğuna 2001 yılında başlayan Manchester menşeli indie rock grubu, Life in a Day, 3 Feet Tall ve Over My Shoulder gibi hitleri ile dünya çapında ismini duyurmayı başardı. Şu ana kadar 7 albüm yayınlamış olan I am Kloot, 2010 yılında çıkardığı son stüdyo albümü Sky at Night’ın ardından Barclaycard Mercury Music Prize adayı oldu.

İngiliz İndie Rock grubu I am Kloot, önceki albümlerinden hit parçaları ve son stüdyo albümü Sky at Night ile 9 Ekim Cumartesi gecesi Bronx Pi Sahne’de olacak.

I Am Kloot konseri için sürprizli 3 adet çift kişilik davetiye Cuma günü Ayaklı Etkinlik Takvimi'nde...

Myspace - I Am Kloot

5 Ekim 2010

Die Toten Hosen by Tuğçe Pulant

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Die Toten Hosen konserine giden Tuğçe Pulant'ın kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)


Canlı bir performans başladığında hani tam anlamıyla moda girmek için birkaç parça geçmesi gereklidir ya, sahneye çıkan Die toten Hosen ise, öyle bir sürece gerek olmuyor. 'Zehn kleine Jägermeister' çalmaya başladıktan en fazla 3 saniye sonra mekanda bulunan herkes kendinden geçmişti. Şöyle ki, arkalardayken şarkının ortasında ön sıralara ne ara geldiğimizi biz bile anlayamadık.

Bütün konser boyunca grubun ve seyircinin enerjisi hiç düşmedi. Gerçekten hepsi inanılmazlardı! Ama Campino bir başkaydı tabii ki (= Sahneye hakimiyeti, seyirciye enerjisini geçirmesi, sempatik tavırları, Türkçe konuşma çabaları bizi bizden aldı! Campino 16 sene önceki yağmalama rezaletini unutmuş olacak ki, bir ara hiç çekinmeden sahne dalışı yaptı. =) Neyse ki korkulan olmadı ve olması gerektiği şekilde ellerde taşınarak tekrar sahneye çıkarıldı. Hier kommt Alex, Alles was war, Bonnie und Clyde, Pushed again, Strom.. Hangi birini sayayım bilemedim. 'Should I Stay or Should I Go' ve 'I Fought the Law' parçalarını da söylediklerini belirtmek istiyorum ve buradan bir albüm yapınca 'olan', cover yapmaktan vazgeçen bar gruplarına da selam gönderiyorum.

Sonlara doğru 'Schönen Gruß auf Wiedersehen' ile veda eder gibi yaptılar, tabii o kadar kolay bırakamazdık. Gittiler, geri geldiler, gene gittiler, tekrar geldiler derken, her güzel şeyin bir sonu olduğu gerçeğiyle yüzleşerek mekandan son derece memnun şekilde ayrıldık. Hey gidi günler dedik, arayı bir daha bu kadar açmasalar dedik, ah Campino dedik, şarap gibi adamsın vesselam dedik.., hala diyoruz.)

Böyle efsanevi bir grubun konserine davetiye dağıttığı için Ayaklı Etkinlik Takvimi'ne teşekkürü bir borç bilirim. Sevindirmeye, sevilmeye devam etmelerini temenni eder, sizlere de takipte kalmanızı öneririm =))

Son olarak konserin tek eksiği olan ve dönüş yolunda dillere dolanan 'Kein Alcohol' parçasıyla bitiriyorum ki,herşey tam olsun.)'

...Ganz ohne Drogen geht es nicht,
es wird auch immer so sein.
Und Jesus sah das genauso,
denn aus Wasser machte er Wein
....
Kein Alkohol ist auch keine Lösung!
Ich hab es immer wieder versucht...'

Archive by Barış Erdoğan

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Archive konserine giden Barış Erdoğan'ın kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Konserin başlamasından 20 dakika kadar sonra arkadaşımla birlikte Küçükçitflik Park’a girdik. İlk dikkatimi çeken şey ortamın daha önce gördüğüm hallerinden daha karanlık bir ışıklandırmaya sahip olmasıydı. Bunun yanında girişten itibaren sağ taraf parmaklık bariyerlerle ayrılmıştı ve bunun da sebebini anlayamadım.

Kalabalığa baktığımda ise çok şaşırdım; dinleyicilere ayrılan kısımda olsa olsa 400 kişi vardı. En kötü organizasyonunda bile 1000’in üzerinde katılımcıya ulaşan mekanda, hele ki Archive çalıyorken bu kadar az kişi olmasına bir anlam veremedim. İlerlerken gördüğüm pek çok tanıdık ile ayaküstü sohbetler, selamlaşmalar sonrasında dikkatimi konsere vermeye çalıştım.

Bir Archive takipçisi, fanı değilim, hatta 1 ya da 2 şarkılarını bilirim en fazla. O yüzden beklentim oradaki kitleden biraz daha farklıydı. Biraz hareket, en azından olduğu yerde sallanan bir kitle bekliyordum fakat insanlar ne şarkılara eşlik ediyor ne de kıpırdıyorlardı. Archive, izleyicilerden çok daha coşkun bir şekilde parçalarını çalarken insanlar post modern bir sanat eseri karşısında saatlerce duran sergi ziyaretçileri gibi hareketsizlerdi.

Bu duruma yanımdaki arkadaşımla yaklaşık yarım saat kadar katlanabildik ve olay mahallinden uzaklaşmaya karar verdik. Çıkışa doğru ilerlerken denk geldiğimiz bir arkadaş ve kız arkadaşı ile aramızda geçen diyalogu aktarmak istiyorum:

ARKADAŞ: Nereye?
BEN: Çok sıkıldık biz. Archive hariç hiç kimse hareket etmiyor. Herkes ruh gibi, bize burada az da olsa eğlence yok.
ARKADAŞIN KIZ ARKADAŞI: E Archive’a eğlenmeye mi geldiniz?
BEN: Az biraz eğlenebilmek için geldim tabii. Ya sen ne için geldin, acı çekmek için mi?
AKA: Evet?
BEN: Size iyi acı çekmeler, iyi akşamlar.

İşte böyle... Kişisel tarihimin acılı ve acıklı bir konserdi kendisi…

4 Ekim 2010

addresistanbul ve Galeri NON sunar: Tasarım Sanat ile Buluşuyor!

Eylül ayında bir yaşına basan NON ve 5. yaşını geride bırakmaya hazırlanan addresistanbul, 7 Ekim'den itibaren hayatını sanat ve tasarıma açan herkes için biraraya geliyor.

addresistanbul'da bulunan tasarım ve mobilya dükkanlarına yayılacak olan sergi, yaratımın iki farklı alanındaki ortak zevkleri araştıran keyifli bir tahmin oyunu.

Gökçen Cabadan, Irmak Canevi, Gökçe Çelikel, Handan Figen, Emel Kurhan, Güneş Terkol ve Uygur Yılmaz'ın katılımıyla gerçekleşecek olan etkinlik, sanat eserlerinin sergilendikten sonraki hayatları hangi tip ev veya ofislerde devam ediyor, hangi odalarda nefes alıyor gibi sorulara cevap arayacak. NON ve addresistanbul ekibi bu oyuna sizi de davet ediyor.

New Model Army by Furkan Zengin

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak New Model Army konserine giden Furkan Zengin'in kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)


Her şey ofiste bunaltıcı bir iş gününün sonuna yaklaşırken, Ayaklı Etkinlik Takvimin'in New Model Army konserine davetiye veriyor olmasını görmemle başladı. Öncelikle söyleyeyim, New Model Army'nin hastası değilim, ama Justin Sullivan'ın havuzun içine girip şarkı söylediğini bilecek kadar takipçileriyim. Zaten kaç tane grubun solisti böyle çılgın bir şey yapıyor ki! Biraz bunun, biraz da şansımın yardımıyla 5. sırada cevabı yollayan oldum ve davetiyeyi kaptım.

Konser öncesi New Model Army'e ait şarkı belleğimizi biraz daha şişirdik çok da yabancılık çekmeyelim diye, şahsen canlı performansları her zaman tercih eden biri olduğum için büyük bir hevesle gittim konsere. Özellikle müzikte 30 yılını devirmiş bir grubun sahne performansının kötü olması beklenemezdi. Ghetto'ya gittiğimizde içeride ki yaş ortalaması bizi şaşırtmayacak seviyedeydi. 30 ve üzeri diyelim biz buna kısaca. Tabii o insanlar için gençliklerinin en flaş gruplarından biri oradaydı ve belki de bir daha Türkiye'ye gelmeyecekleri için dünya gözüyle son kez izleme fırsatıydı. Konserin başlamasıyla birlikte ufak ufak ısınma turu attık diyebiliriz. İlk bölüm tempo olarak çok yüksek değildi, ama.

Aradan sonra NMA'nın dönüşü 1984 yılında çıkardıkları ilk albümün isim babası da olan "Vengeance" ile oldu. O dakikadan sonra zaten sürekli artan bir tempo ile tıka basa dolu olan Ghetto'yu salladılar. Ben açıkçası biraz geç gittiğim için kendime merdiven civarında yer bulabildim. Şimdi sorsanız kapılar açılmadan içeri girer en önden izlemek isterdim onları derim ama. Aklıma kazınan tek şey, bu yaşta bu enerjiyi nerden buluyorlar oldu. Sahne hakimiyetleri inanılmazdı cidden. Tempoyu nerde arttırıp nerde düşüreceklerini çok iyi biliyorlardı. Açıkçası New Model Army sevenler için muhteşem bir konser oldu. New Model Army'yi bilen ama öyle çok fazla dinlemeyenler için de bu konser deneyimini orda yaşamak, konser sonrası kendilerinin Ghetto'dan bir New Model Army fan'ı olarak çıkmalarına vesile olmuştur. Konsere kadar gittik fotoğraf çekmemezlik yapmadık. Her ne kadar ortam ışıklandırması ve makine kalitesinin çok iyi olmaması sebebi ile çok kaliteli çekimler yapamasak da içerdeki ortamın size yansıtabilmek adına faydalı olacaktır. Gecenin bonusu olarak da, New Model Army'nin bence harika bir performansla söylediği "Vengeance"'ın videosunu sizler için çektim.

Sonbahar en sevdiğim mevsim, Ekim'de en sevdiğim aydır benim. Bu derece özel bir zamana böylesine harika bir konserle giriş yapmamı sağladığı için Ayaklı Etkinlik Takvimi'ne teşekkürlerimi sunuyorum. Ben takipte kalmaya devam ediyorum, siz hala takip etmiyorsanız çok şey kaçırıyorsunuz demektir. En kısa zamanda başka bir davetiye kazanıp, o konseri de yazacağım :)

2 Ekim 2010

Redd by Dicle Bağcı

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Redd konserine giden Dicle Bağcı'nın kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)


Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden 'dan kazandığım çift kişilik davetiyeyle dün geceki Redd konserine arkadaşıyla giden şanslı biriyim :) Öncelikle teşekkür ediyorum tekrar bunun için. Herkes Redd'i pek özlemiş sanırım, çünkü İstanbul'daki son konserleri 3 ay önceymiş. İnanılmaz bir kalabalık vardı. Redd Çığlık çığlığa ile başladı, herkes ısındı tabii.. Arkasından Dünya, Falan Filan gibi şarkılar geldi. Nefes Bile Almadan'ı söylemeden önce biraz sessizlik istediler salondan, Babylon'un da "sessiz konser" uygulamasına hafiften dokundurarak :) Sonra daha önce söz verdikleri gitar hediye etme olayını gerçekleştirmek için sahneye kazanan bir arkadaşı çağırdılar, ona Berke'nin gitarı verilecekti, verildi de. Ama mini bir oyuncak gitar! Burda Doğan sahtekarlık yapıldığını söyledi :)

Sonrasında Redd durur mu, Viemo'nun kapatılmasını eleştirdi ve Özgürlük Sırtından Vurulmuş'u okuduktan sonra Uğur Mumcu ve Hrant Dink'i andık. Sonrasında konser bitti ve sahneden indiler derken, bizlerin bis tezahüratlarına daha fazla karşı çıkmadılar ve çıkıp 3 şarkı daha söylediler :)

Redd'i seviyoruz, müziklerini, kişiliklerini, her şeyi..
Bu güzel gece için Ayaklı Etkinlik Takvimi'ne tekrar tekrar teşekkür ediyorum! :))

1 Ekim 2010

Kangroove Davetiye Sorusu!!!

2 Ekim Cumartesi günü 22:30'da Ghetto'da gerçekleşecek Kangroove konseri için 1 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!
Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 5. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:

"Kangroove Mayıs 2006'da kimle aynı sahneyi paylaştı?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Redd Davetiye Sorusu!!!

1 Ekim Cuma günü 23:30'da Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek Redd konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!
Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1. ve 9. kişiler davetiyelerin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:

"Redd hangi şarkısı ile MTV Avrupa'daki World Chart'a 10 numaradan giriş yaptı?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

30 Eylül 2010

New Model Army Davetiye Sorusu!!!

1 Ekim Cuma günü 22:30'da Ghetto'da gerçekleşecek New Model Army konseri için 1 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!
Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 5. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:

"New Model Army, 2008 yılında İstanbul'daki konserlerinde sahneden indikten sonra ne yaparak seyircileri şaşırtmıştır?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

Kangroove @ Ghetto, 02.10.2010

Türkiye'nin en başarılı cover gruplarından biri olan Kangroove ile 2 Ekim gecesi Ghetto'da R&B, funk ve hip-hop’a doyacaksınız!


Hayranlarının her konserini sabırsızlıkla beklediği Kangroove’un besteleri ve repertuvarı R&B, funk ve hip-hop üstüne kurulu. Ancak parçalar stüdyo kayıtlarındaki hallerinden farklı bir şekilde çalınıyor ve sahnede doğaçlama olarak da pek çok parça üretiliyor.

1998 başında kurulan grup, Türkiye'nin pek çok şehrinde sayısız kulüp, üniversite ve özel konserde sahne aldı; kendi sahnesinde pek çok ünlü yabancı ve yerli müzisyeni ağırladı. Diğer taraftan grubun solisti Bora Uzer'in solo albümü B1 2009'da piyasaya çıktı ve büyük başarı yakaladı. Alp Ersönmez'in solo albümü "Yazısız" ise 2010 sonbaharında piyasada olacak.

Kangroove konseri için 2 adet çift kişilik davetiye yarın Ayaklı Etkinlik Takvimi'nde...

MySpace - Kangroove

29 Eylül 2010

Die Tote Hosen Davetiye Sorusu!!!


30 Eylül Perşembe günü 23:00'da Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek Die Toten Hosen konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!
Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1. ve 7. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:
"Die Toten Hosen ilk kez hangi tarihte (gg/aa/yy) Türkiye'ye gelmişti?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

New Model Army 30. Yıl Özel Konseri

Efsanevi kariyeriyle, folk/post-punk akımının temel taşlarından olan İngiliz kült grup New Model Army, 30 yıllık serüvenini bir turneyle kutluyor.


Grubun, geriye gururla bakarak, yarattıklarını hatırlamak, hatırlatmak ve paylaşmak amacıyla çıkacağı bu turnenin ülkemizi kapsayan kısmı, Ghetto’da 1 Ekim’de gerçekleşecek. “51stState”, “Get Me Out”, “Green And Grey”, “Here Comes The War”, “Modern Times”ve “Vengeance” gibi sayısız klasiğin yaratıcısı bu müthiş grup, takipçilerine dopdolu bir konser tecrübesi vadederken grubu tanımayanlar için ise kalıcı müritlere dönüşme ihtimali sunuyor.

New Model Army konseri için 1 adet çift kişilik davetiye yarın Ayaklı Etkinlik Takvimi'nde...

New Model Army - Resmi web sitesi
New Model Army - Myspace

28 Eylül 2010

Multitap by Mete Kır

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Multitap konserine giden Mete Kır'ın kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)

Oldukça sıkıcı geçen bir haftanın acısını çıkarmak üzere cumartesi akşamı yiğenim ve ben Multitap'ı izlemek üzere Bronx Pi'de yerimizi almıştık. Tüm yaz boyunca adete dilimizde marş olan ''Battaniyem''i ve ''Çıbık''ı canlı dinlemek oldukça keyifliydi. Her ne kadar 45 dakikalık gecikmeyle sahneye çıksalar da, Selim'in ve diğer grup elemanlarının enerjisi sayesinde bunu çok önemsemedik.

Eh tek bir albüm olunca en fazla yarım saat süreceğini sandığımız konser Friendy Fires gibi gruplardan çaldıkları cover'larla daha da eğlenceli hale geldi.

Sonuç olarak, gayet dans dolu bir an bile olsun temponun düşmediği bir kaç saat geçirmiş olduk.
Teşekkürler Ayaklı Etklinlik Takvimi (:

27 Eylül 2010

Archive Davetiye Sorusu!!!

28 Eylül Cumartesi günü 21:00'da Küçükçiftlik Park'ta gerçekleşecek ve ön grubun Post Dial olduğu Archive konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor!
Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1. ve 10. kişi davetiyenin sahibi olacak.
O halde geçiyorum soruma:

"Archive hangi orkestranın birlikte sahne aldığı ilk elektronik topluluktur?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

26 Eylül 2010

Archive Konseri

Müzik grubundan ziyade, bir “kolektif” olarak anılan Archive, Eylül ayında ilk kez İstanbul’da…

Modern müzik anlayışındaki tarz, köken ve kadro kalıplarından etkilenmeden kendilerine has olanı yaratan müzisyenler kolektifi Archive’ın temelleri Danny Griffiths ve Darius Keeler tarafından Güney Londra’da atıldı.

‘96 tarihli ilk albüm ‘Londinium’dan itibaren topluluk içerisinde birden fazla söz, müzik yazarı, enstrümantalist ve vokalist yer aldı; kadro yıllar içinde genişleyerek uluslar arası bir kolektif haline geldi.

İlk albümlerindeki Bristol tarzını yıllar içerisinde progresif elementlerle güçlendiren Archive, 2000’li yılların ikinci yarısında müzik dünyasına rüştünü tam anlamıyla ispat etti. İngiliz olmalarına karşın öncelikle Fransa olmak üzere Yunanistan, Almanya, Polonya gibi ülkelerde büyük hayran kitlelerine sahip olmalarını sağlayan ‘Noise’ ve ‘Lights’ albümleriyle Avrupa çapında yarım milyonun üzerinde albüm satışına ulaştılar, ulusal listelerin en üst sıralarda yer aldılar ve Avrupa’daki kitlesel festivallerin vazgeçilmeyen isimlerinden oldular.

Stüdyo albümleriyle elde ettikleri takdirin yanı sıra Archive geniş kadrosu ve sahnede ortaya koydukları görkemli performans ile seyredenlerini tam anlamıyla büyülemeyi de başarıyor; Rolling Stone dergisine göre “yapılmış en iyi canlı albüm” olan ‘Live at Zenith’ de bunun en önemli kanıtı.

2009 yılının en iyi albümlerinden ‘Controlling Crowds’un haklı başarısını dünya çapında verdikleri konserlerle pekiştiren Archive Eylül ayında İstanbul’da ilk defa sahne alacak ve 28 Eylül akşamı Maçka Küçükçiftlik Park’ta yerlerini alacak olan müzikseverler bu muhteşem kolektifin parçasıolma şansını yakalayacak.

Konserin açılışını ise geçtiğimiz Mart ayında ‘You Are Not Alone’ isimli EP’lerini http://www.postdial.net/ üzerinden yayınlayan elektronik/punk ikilisi Post Dial yapacak.

Bilet Satış Noktaları: Biletix & Mephisto, Zihni Müzik, Zero Müzik

25 Eylül 2010

Rampa'dan İkinci Sergi: Güçlü Öztekin

Güçlü Öztekin ‘kAPLANKADİLAk - Pis bir adamdı ama ellerini iyi yıkardı’ adlı sergisiyle 18 Eylül’den itibaren RAMPA’da.

Rampa 18 Eylül -23 Ekim tarihleri arasında Güçlü Öztekin’in ‘kAPLANKADİLAk -Pis bir adamdı ama ellerini iyi yıkardı’ adlı 4. kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Bu sergi aynı zamanda İstanbul sanat dünyasının yeni mekanı Rampa’nın da ikinci sergisi olma özelliğini taşıyor.

Sanatçı kağıt üzerine akrilik ya da karışık teknikle ortaya çıkardığı işleri galeride tekrar işlemden geçirerek izleyiciye sunuyor. Öztekin, kAPLANKADİLAk için mekanı performatif bir alan olarak kullanıyor. Sanatçıya göre, sergilenmemiş olan yapıtlar ham haldedir; eserlerin sergide bir araya gelip bütün bir etkiye kavuşabilmeleri için yeniden işleme sokulmaları gerekir. Sanatçı bu işlemi serginin hazırlanma sürecinde galeride geçireceği bir ay içerisinde gerçekleştirecek.

Kağıdı malzeme olarak kullanan sanatçı, kağıda uyguladığı kuvveti duvarlara da uygulayarak mekanı mekanda çalışarak kurguluyor, bu anlamda fiziksel zeminde başlı başına bir malzemeye dönüşüyor.

Güçlü Öztekin, 1978 yılında Eskişehir’de doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi Resim bölümünden mezun olan sanatçı çeşitli karma ve kişisel sergilerle adını çağdaş sanat dünyasında duyurmaya devam ediyor.

24 Eylül 2010

Multitap Davetiye Sorusu!!!


25 Eylül Cumartesi günü 22:30'da Bronx Pi Sahne'de gerçekleşecek olan Multitap konseri için 2 adet çift kişilik davetiye sahibini arıyor! Soracağım soruya mail atarak doğru cevabı veren 1. ve 12. kişi davetiyenin sahibi olacak. O halde geçiyorum soruma:

"Multitap şu sıralar hangi filmin müziklerini hazırlıyor?"

Cevaplarınızı plnekmekci@gmail.com 'a gönderebilirsiniz...

23 Eylül 2010

Filmekimi 9. Yaşını Kutluyor!

İKSV tarafından bu yıldan itibaren sinemanın destekçisi LG sponsorluğunda düzenlenen Filmekimi, 8-14 Ekim tarihlerinde Atlas, Beyoğlu ve Cinebonus Maçka G-Mall sinemalarında izleyicilerle buluşuyor!



İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından sinemanın destekçisi LG sponsorluğunda düzenlenen Filmekimi, dokuzuncu yılında yine dünyanın belli başlı festivallerinde gösterilen ve çok ses getiren ödüllü yapıtlarla usta yönetmenlerin son filmlerini izleyicilerle buluşturacak.

Sekiz yıl boyunca Beyoğlu Emek Sineması’nda gerçekleştirilen Filmekimi, bu yıl Emek’in yokluğunda Atlas ve Beyoğlu sinemalarının yanı sıra, Cinebonus Maçka G-mall Sineması’nın 2 ayrı salonunda olmak üzere 4 ayrı salonda izleyicilerle buluşacak. Bu yıl 31 filmden oluşan zengin programıyla 7 gün boyunca 4 ayrı salonda izleyiciyle buluşacak Filmekimi’nde akşam 21.30 seanslarında bir filmin galası yapılacak.

İlk kez düzenlendiği 2002 yılından başlayarak İstanbullu sinemaseverlerden büyük ilgi gören Filmekimi geçen yıl 43.000 kişiyle izleyici rekoru kırmıştı.

Filmekimi’nin programı, 21 Eylül Pazartesi günü İKSV binasında yer alan Salon’da yapılan bir basın toplantısıyla duyuruldu. Basın toplantısında yaptığı konuşmasında LG’nin yalnızca teknoloji geliştiren bir şirket kimliğiyle değil, kitlelerin yaşamlarına değer katan, duyarlılık sahibi bir kuruluş olduğunu belirten LG Marka Pazarlama Müdürü Aysun Şabanlı; “Sinemanın kitleleri bir araya getiren gücüne inanıyor ve sinemaya olan desteğimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda, geçtiğimiz yıl sponsorluk desteği bulamayan en önemli sinema festivallerinden olan Filmekimi’nin, bu yıl sponsorluğunu üstlenmenin heyecanını yaşıyoruz. Sinemaseverler bu yıl, çok ses getiren ödüllü yapıtlarla usta yönetmenlerinson filmlerine LG’nin sinemaya olan desteği sayesinde buluşacaklar.” dedi.

Basın toplantısında daha sonra konuşan Uluslararası İstanbul Film Festivali Direktörü Azize Tan ise şöyle dedi: “Filmekimi’yle özdeşleşmiş olan, görkemiyle, eşsiz atmosferiyle konuk ettiği izleyicilerini büyüleyen Emek Sineması hâlâ kapalı. Filmekimi, Emek’in yokluğunda dört sinemaya bölünüyor. Salonsuzluk yalnızca Filmekimi’nin sorunu değil elbette; Beyoğlu bölgesinde zaten sayılı olan salonlar gün geçtikçe azalıyor. Bunun yanında güzel gelişmeler de oluyor kuşkusuz. İlk kez düzenlendiği 2002 yılından bu yana izleyicilerin büyük ilgi gösterdiği, benimsediği, geçen yıl 43.000 kişiyle rekorkıran Filmekimi, geçen yıl, ekonomik krizin de etkisiyle sponsorluk desteği almadı. Bu yıl Filmekimi, sinemaya verdiği değeri çeşitli atılımlarla kanıtlayan LG ile işbirliği yapıyor ilk kez. Nisan ayında Festival’de Geceyarısı Sineması bölümüne destek veren LG, dokuzuncu yılında Filmekimi’ne verdiği sponsorluk desteği ile bizim de heyecanımızıartırıyor.” dedi.


Filmekimi’nin Facebook Sayfası
Filmekimi’nin Twitter Sayfası
Filmekimi’nin Facebook Etkinlik Sayfası

22 Eylül 2010

Uluslararası İstanbul Klasik Müzik Festivali

2010 yılını sayısı binlere varan kültür ve sanat etkinlikleri ile karşılayan İstanbul, Ekim ayında yepyeni bir festivale kavuşuyor:
Uluslararası İstanbul Klasik Müzik Festivali



İstanbul 2010 Kültür Başkenti çalışmalarına destek olmak ve İstanbul’u aynı zaman da Klasik Müziğin de başkenti yapmak amacıyla düzenlenen Uluslararası İstanbul Klasik Müzik Festivali, 16-20 Ekim 2010 tarihlerin de İstanbul Aya Irini Müzesi'nde gerçekleştiriliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansının katkılarıyla düzenlenen ve bu yıl ki teması Cross Over olarak belirlenen festival kapsamında Avrupa ve Amerika’nın önde gelen klasik müzik gruplarına yer verilirken festival aynı zaman da düzenlenecek alternatif etkinliklerle de toplumun klasik müzik ile yakından içsel bir bağ kurmasına da katkı verilecek.

16 Ekim 2010’da Amerika’nın önde gelen Quartetlarından Quartet San Fransisco ile başlayacak olan festival de dünyanın en önemli piyanistlerinden kabul edilen klasik müziğin dahi prensi “Maksim Mrvica”, 1997 Yılında Titanik filmine yaptıkları müzikler nedeniyle tüm dünya da haklı bir şöhrete ulaşan I Salonisti, Klasik Müziğin altın kızları Ahn Trio ise festivalin en önemli sürprizlerinden.

Festivalin bir diğer sürprizi ise Beatles'ın Yesterday isimli şarkısı gibi bir çok eseri Mozart’ın tarzıyla çalan ve Avrupa’nın önde gelen piyanistlerinden biri kabul edilen Galina Vracheva.
Türkiye’nin önde gelen Türkülerinden bazılarını yine Mozart’ın tarzıyla da yorumlayacak olan Vracheva İsviçre’nin yoğun çabaları sonrasın da bu ülkenin vatandaşlığına geçerek müzik hayatını İsviçre’de sürdürmeye karar vermişti.

Buna göre festival programı ise şu şekilde düzenlendi:

16 Ekim 2010 Quartet San Fransisco
17 Ekim 2010 Maksim Mrvica
18 Ekim 2010 Galina Vracheca
19 Ekim 2010 I Salonisti
20 Ekim 2010 Ahn Trio

Uluslararası İstanbul Klasik Müzik Festivali - Resmi Facebook sayfası
Uluslararası İstanbul Klasik Müzik Festivali - Resmi Facebook etkinliği

Jay Jay Johanson by Destina Papaker

Ayaklı Etkinlik Takvimi'nden davetiye kazanarak Jay Jay Johanson konserine giden Destina Papaker'in kaleminden konseri aktarıyoruz sizlere. :)


18 Eylül'deki Bronx Pi'deki Jay Jay Johanson konserine kazandığım çift kişilik davetiye ile bir arkadaşımı kolundan tuttuğum gibi konsere sürükledim. Biraz erken gittiğimiz için ilk başlarda ortam çok güzeldi ama saatler ilerledikçe kalabalıklaşmaya başladı ve Bronx tıka basa insan doldu!!

En sonunda Jay Jay çıktı ve şarkılarını söylemeye başladı ama ilk birkaç şarkıda herkes hala havaya girememişti ama tabi biz daha konser başlamadan havalardaydık (: She Doesn't Live Here Anymore şarkısında herkes hendine geldi Believe in Us çalarken transa geçti ve On The Radio'da koptu...

Kalabalık haricinde her şeyiyle çok güzel bir etkinlik oldu... Girdiğimiz depresyon hariç :)
Bu konseri izleme şansı bulduğum için teşekkür ederim.. (:
 
.fc-sectitle { color:#FFFFFF!important; }