Post Dial'ın Rock'n Coke'tan sonraki ilk performansı Otto Santral'daki Zoot Woman öncesindeydi. Her ne kadar kısa bir performans olduysa da Post Dial özlemimi biraz giderdiler. mp3'lerini dinlemekle canlı canlı ve bangır bangır dinlemek arasında dağlar kadar fark olduğu için hala canlı dinlememiş ve izlememiş olanlarınız varsa, -düşünmek bile istemiyorum ama- hala Post Dial'ın varlığından haberdar değilseniz çok şey kaçırıyorsunuz demektir! Otto Santral'ın tıklım tıklım olduğunu söyleyemem; ama insanların ilgiyle izleyip kendilerini dansa verdiklerini rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta öyle ki 2 genç kız kendilerini daha fazla tutamayıp sahneye atladı ve Yiğit ile Sinan'ın yanında dans etmeye başladı. (Gerçi sonradan öğrendim, sahneye çıkıp dans eden kızlar Yiğit ve Sinan'ın arkadaşlarıymış; ama olsun öyle bi' görüntü gerçekten hoş oldu) Bu arada, Post Dial bu aralar yeni bi' EP yapıyormuş. EP biter bitmez röportaj sözü aldık kendilerinden :) Bi' dahaki konserleri ne zaman bilmiyorum. MySpace'lerinde de yazmıyor herhangi bir şey; ama bana kalırsa artık kış sezonuna girdiğimizden ve mekanlar da teker teker açılmaya başladığından dolayı Post Dial'ı gene Peyote, Dogzstar vb. mekanlarda görebiliriz diyerek sözlerime burada son verirken konser fotoğraflarına yönlendiriyorum sizleri: Post Dial - Otto Santral
Tam olarak hatırlamıyorum; fakat yaklaşık 2 ay önce gelmişti Fischerspooner en yakın zaman olarak. O zamanlar başımda okul derdi olduğundan ve tam da teslim zamanıma denk gelmiş olduğundan gidememiştim kahrola kahrola. Tekrar geleceğini öğrendiğim an harekete geçtim çeşitli izinleri alarak... Dün akşam OttoSantral'e gittiğimde sahne üstünde en önde kostüm askılıklarıyla sahne kapatılmıştı. Sandım ki daha öncesinde mini bi' defile olacak; fakat meğerse şovun bi' parçasıymış. Dikkat ederseniz "şov" kelimesini kullandım; çünkü konser demeyi haketmeyecek kadar ihtişamlıydı... Azcık rötardan sonra sahneye yüzü gözü boyalı 4 abla (ki bunlardan birisi cimnastikçi, birisi dansçı, birisi balerin, birisi bilmem neciymiş ve safi kas ablalardı) fırladı değişik kostümleriyle. "Noluyor?!" dememize kalmadan albüm kapağındaki enteresan başlığı ile çıkıverdi Fischerspooner karşımıza... Dansetmek için çıldıran bi' kalabalık düşünün cins cins insanlardan oluşan, hep bi' ağızdan bağıra bağıra şarkılara eşlik eden... Seyirciden aldığı gazla da kendinden geçen bi' adam... Şov demiştim değil mi... Sahne üstünde en başta gördüğüm kostüm askılıkları meğer onların kostümleriymiş. Her şarkı arasında sahne üzerinde herkesin gözü önünde kostüm değiştirip durdular. İşin güzel yanı da buydu sanırım... Herkes İstanbul ve Türk seyircisi için iyi-kötü, yarım ağızla da olsa iltifat eder; fakat bu adam gerçekten içtenlikle İstanbul'a ve Türk seyircisine ne kadar hayran olduğunu kurduğu cümlelerle belirtti. Sahneden ayrılmasından sonra bis için geri döndüğünde "Alkol ve sigaraya ihtiyacım var. Yoksa şarkıya başlayamam; fakat sigaram yok" dedi ve ardından sahneye milyon tane sigara yağdı! Derken sahnenin en önünde duran bi' adam eliyle sigara uzatınca "Bıyıklılara dayanamıyorum, tabii ki ondan alacağım" dedi. Sigara yağmuru sonrasında seyircilerden arasından biri sahneye ilaç tableti attı. Ne olduğunu anlamadığı için inceledikten sonra farketti ki atılan şey doğum kontrol hapıymış! "Ben ve doğum kontrol hapı?!?!" diye güldükten sonra bu kez de sahne seyirciler tarafından prezervatif yağmuruna tutuldu! Adamın yaptığı yorum aynen şöyle oldu: "Demek ki İstanbul'da sigarasız kalmazsın, hamile kalmazsın, aids'e kapılmazsın. Bu şehri seviyorum!!!" :) Sanırım sahneden insin istemediğim nadir isimlerden birisi olarak hafızamda kalacak, bi' sonrakini sabırsızlıkla bekliyor olacağım. Bi' de gene bi' kulis dedikodusu olarak şunu söyleyeyim madem biz bizeyiz burada :) Konserden bi' gün önce 6 tane gay bar gezmiş, bugün ve yarın da İstanbul'da gezip tozacakmış... Ve karşınızda her zamanki gibi gitmeyenleri gitmiş kadar yapmak için buyrun Flickr'a: [Fischerspooner]
Konser, festival ve diğer çeşitli etkinliklerin peşinde olan, onları takip edip duyuran ve gidemeyenleri gitmiş kadar yapmayı kendine görev edinmiş bir blog bu blog... İletişim için: plnekmekci@gmail.com
Biri Bizi Gözetliyor!
Ne Var Ne Yok?
Babazula @ Bronx Pi Sahne, 24.12.2010
Wedding Present @ Bronx Pi Sahne, 18.12.2010
Sakin @ Bronx Pi Sahne, 11.12.2010
Beatles Tribute @ Bronx Pi Sahne, 08.12.2010
Ali Şota @ Hayal Kahvesi Bistro, 01.12.2010
You Say Party! @ Bronx Pi Sahne, 27.11.2010
Alphawezen @ Bronx Pi Sahne, 20.11.2010
Dutch Bands @ Bronx Pi Sahne, 06.11.2010
Belinda Carlisle @ Maslak Refresh The Venue, 06.11.2010
Ali Şota @ Mask Live Music Club, 06.11.2010
Vega @ Bronx Pi Sahne, 05.11.2010
Gren @ Bronx Pi Sahne, 03.11.2010
Çilekeş @ Bronx Pi Sahne, 30.10.2010
Yüksek Sadakat - Kolpa @ Jolly Joker Balans, 30.10.2010
Sakin @ Bronx Pi Sahne, 29.10.2010
Gripin @ Jolly Joker Balans, 29.10.2010
Emre Aydın @ Jolly Joker Balans, 28.10.2010
Viva Flamenco @ Jolly Joker Balans, 27.10.2010
Karmate @ Jolly Joker Balans, 26.10.2010
Stereo Total @ Bronx Pi Sahne, 23.10.2010
Yeni Türkü - Kolpa @ Jolly Joker Balans, 23.10.2010
The Radio Dept. @ Bronx Pi Sahne, 22.10.2010
Athena @ Jolly Joker Balans, 22.10.2010
Cingi @ Jolly Joker Balans, 21.10.2010
7 Pink Floyd 2 Prenses @ Bronx Pi Sahne, 20.10.2010
Lady Gaga Tribute @ Jolly Joker Balans, 20.10.2010
Roll @ Jolly Joker Balans, 19.10.2010
Bant Partisi Sunar: We Have Band @ Bronx Pi Sahne, 16.10.2010